• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 12 °C

2016 Milli Eğitim Bütçesi Görüşülüyor

2016 Milli Eğitim Bütçesi Görüşülüyor
TBMM Genel Kurulu'nda Milli Eğitim bakanlıklarının 2016 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.

Bakan Avcı,Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerine TBMM Genel Kurulu'na hitap ediyor. 

BÜTÇE GÖRÜŞMESİ:

Önce, bu yıl uygulamaya koyduğumuz ve zaman zaman farklı biçimlerde kamuoyunda anlaşıldığını da gördüğümüz aday öğretmen yetiştirme süreci hakkında bilgi vermek istiyorum. Bütün konuşmacılar, gerek iktidardan gerek muhalefetten söz alan milletvekili arkadaşlarımız öğretmenliğin ve öğretmenin eğitimdeki rolünü çok haklı olarak -merkezî rolünü- özellikle vurguladılar. O bakımdan bu konunun iyi anlaşılmasında fayda var diye düşünüyorum çünkü bu, doğrudan doğruya öğretmen niteliğinin artırılmasına ilişkin aldığımız çok önemli bir düzenleme, yaptığımız bir düzenleme.

Bu kapsamda üniversitelerin öğretmenliğe kaynak teşkil eden fakülte ve bölümleriyle yaptığımız iş birliği sürecinden başlamak üzere aday öğretmenlerin ve sonunda da daha sonra da bütün öğretmenlerin niteliklerini artıracak adımlar atmayı planlıyoruz. Bunun bir başlangıcı olarak da bu yıl şubat ayında atamalarını gerçekleştirdiğimiz 30 bin aday öğretmenin adaylık sürecini bugüne kadar olduğundan farklı bir biçimde planladık. Buna göre, her bir aday öğretmenimiz için öncelikle meslekte başarılarıyla ön plana çıkmış, en az on yıllık mesleki tecrübesi olan, ulusal veya uluslararası projelerde koordinatör, danışman veya katılımcı öğretmen olarak görev almış, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılım sağlayan, iletişim becerisi ve temsil yeteneği güçlü öğretmenlerimiz arasından danışman öğretmenler tayin ettik. Bunun için 98 bin danışman öğretmen adayımızı belirledik, bunları süreçle ilgili bilgilendirdik, beklentilerimizi aktardık, örnek eğitim materyallerini sunduk ve bütün bunların kapsamıyla bir hizmet içi eğitim süreci başlattık. Bu hizmet içi eğitim sürecini merkez teşkilatımız üst düzey bürokratlarımızla her adımında görev aldık, bizzat ben de her adımında görev almaya çalıştım. Bu amaçla il müdürlerimizi topladık ve bu sürece verdiğimiz önemi özellikle vurguladık. Ardından aday öğretmen arkadaşlarımıza adaylık sürecini hangi ilde yürütmek istediklerine dair tercihlerini sorduk ve her aday öğretmenden bu adaylık sürecinde hangi ilde vazife yapmak istiyorlarsa o ili göstermelerini istedik. Büyük bir mutlulukla şunu söyleyeyim: Aday öğretmenlerimizin tamamına yakını birinci tercih ettikleri illerdeki danışman ve okullarla ilişkilendirildi yani aşağı yukarı yüzde 95'i birinci tercihlerinde bu süreci çalışmaya başladılar. 1 Mart 2016 tarihi itibarıyla da aday öğretmenlerimizin hepsi danışman öğretmenlerin rehberliğinde adaylık yetiştirme süreci kapsamındaki çalışmalarına başladılar. Danışman öğretmenlerimiz Bakanlığımızca hazırlanmış olan yetiştirme programı çerçevesinde aday öğretmenlere izleme, yöneltme, rehberlikte bulunma, onlara mesleki bilgi, beceri, tutum ve davranışlarıyla ilgili tecrübelerini aktarma ve Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği çerçevesinde birinci performans değerlendirmeleri yapma çalışmalarından sorumlu olacaklar. Aday yetiştirme süreci ve danışmanlık faaliyeti uygulaması önümüzdeki yıllarda da devam edeceği için, bu yıl görev alacak danışman arkadaşlarımız dışında, bu süreçte gönüllü olarak görev almak isteyen öğretmenlerimiz de il millî eğitim müdürlüklerimiz tarafından tespit edilecek ve danışman havuzumuzda sürekli yeni isimler eklenecek. Önümüzdeki haftalarda danışman öğretmen havuzumuzda yer alan diğer arkadaşlarımıza da eğitimler verilmeye başlanacak.

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği içerisinde ele alınan ve yayınladığımız aday öğretmen yetiştirme sürecine ilişkin yönergeye uygun olarak düzenlediğimiz program kapsamında, toplam yirmi altı hafta üzerinden bir eğitim planladık. Bu eğitimin ilk on altı haftasında, aday öğretmenler, danışmanları eşliğinde, haftanın üç günü sınıf içi gözlem ve uygulamalar yapacaklar. Ders planlaması, ön hazırlık ve değerlendirme çalışmalarına katılacaklar, haftanın bir günü de, okul içi faaliyetler kapsamında, okul içindeki idari, mali, sosyal, kültürel ve benzeri faaliyetleri izleyip bunlarda görev alacaklar. Aday öğretmenlerimiz, haftanın bir günü de, okul dışı faaliyetler kapsamında, yaşadığı şehrin tarihi, kültürel özelliklerini tanıyıcı faaliyetler yürütecekler, valilik, kaymakamlık, belediye başkanlığı, il, ilçe millî eğitim müdürlüğü gibi kurumların işleyişi hakkında bilgi edinecekler. İl veya ilçesinde bulunan rehberlik ve araştırma merkezleri, RAM'larda bilim ve sanat merkezlerinde, yani BİLSEM'lerde, halk eğitim merkezlerinde ve bunun gibi farklı eğitim kurumlarında ve okul türlerinde gözlem yapıp bu kurumların işleyişi hakkında bilgi sahibi olacaklar. Aday öğretmenlerimiz, ayrıca, emekli öğretmenler ve eğitime gönül vermiş şahıslarla da bir araya gelerek tecrübelerinden istifade edecekler, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini de yakından takip edecekler. Bu okul içi ve okul dışı faaliyetler toplam on altı hafta sürecek ve bu kapsamda, aday öğretmenlerimize, toplam 474 saatlik bir faaliyet programı uygulanacak. Ayrıca, ilave olarak, yaz aylarında da on haftalık, yani elli gün, üç yüz saat sürecek seminer ve kurs türü çalışmalarımız olacak. Bu çalışmalarda da adaylar Bakanlığımızın temel politikaları, dünyadaki eğitim sistemleri, değerler eğitimi, kültürel çeşitlilik ve eğitim ilişkisi, sınıf içinde 

karşılaşılabilecek sorunların çözüm yolları gibi konularda düzenlenen seminerlere katılacaklar.
Aday öğretmenler düzenlenecek atölye çalışmalarında üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, emekli öğretmenlerin ve merkez teşkilatındaki eğitimcilerin tecrübelerinden de faydalanacaklar. Bu "Merkez teşkilatındaki yöneticilerin tecrübelerinden de faydalanacaklar." cümlesi, işte bizi ilgilendiren tarafı. Ben, evet açıkladım, aday öğretmenlerden, Ankara'da bu süreci tamamlayacak olan aday öğretmenlerimizden bir bölümüyle de biz Bakanlıkta Bakan, Bakan Yardımcısı, Müsteşar, müsteşar yardımcıları ve genel müdürlerimiz her hafta haftada bir gün olan bu merkez teşkilatını tanıma süreçlerinde bu aday öğretmenlerimizle Bakanlığımızda yapılan faaliyetler hakkında bilgi vermek üzere buluşacağız. Bir yanlış anlama vardı bir milletvekili arkadaşımızın konuşmasında yani ben veya merkez teşkilatındaki arkadaşlarımız sadece 1 veya 2 aday öğretmenle bütün bu süreci baştan sona takip edecek değiliz, sadece onların okul dışı faaliyetler kapsamında merkez teşkilatımızı, Bakanlığımızı tanıma faaliyetlerinde kendileriyle danışmanlık ilişkisi bu.

Ayrıca, bu kapsamda, bu yazın yapılacak olan seminerler kapsamında farklı dil ve lehçelerin yoğun olarak kullanıldığı bölgelere gidecek aday öğretmenler de yörenin folkloru, kültürü ve insanlarıyla daha rahat iletişim kurabilmeleri amacıyla, iki hafta boyunca, Türkçe dışında yaygın olarak kullanılan Kürtçe, Arapça, Çerkezce gibi dil ve lehçelerle ilgili temel düzeyde iletişim sağlayabilecekleri bir dil eğitiminden de geçirilecekler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce söylediğim gibi, Ankara'da adaylık sürecini geçirecek aday öğretmenlerimizin bir kısmı da Bakanlığımızın merkez teşkilatında bir günlerini geçirerek merkez teşkilatının nasıl çalıştığını, günlük işlerin nasıl koordine edildiğini görecekler.

Şimdi, biz bu süreci sadece aday öğretmenlerin yetişme süreci olarak da görmüyoruz, aynı zamanda danışman öğretmenlerimizin de bu süreçte görev alacak olan, deneyimli danışman öğretmenlerimizin de mesleki olarak kendilerini yenileyecekleri, çok değerli, verimli ve bereketli bir süreç olarak görüyoruz. Bu süreçte danışman öğretmenlerimiz de genç öğretmenlerle mesleğe adım attıkları günlerin heyecanını tekrar yaşayacaklar ve yılların onlara kazandırdığı birikimi genç ve heyecanlı meslektaşlarına aktarma imkânını bulacaklar. Zira, bu süreçte bizim temel sloganımız, bütün kadim geleneklerde de geçerli olan insan, insan gölgesinde yetişir düsturudur. İnsan, insan gölgesinde, özellikle öğretmen de öğretmen gölgesinde yetişir çünkü öğretmenlik sadece bilgiyle yapılan bir meslek değil aynı zamanda bir sanattır. Bu sanat da ustaların yanında kâmil manada öğrenilir. Yıllarını bu mesleğe vermiş tecrübeli öğretmenler genç arkadaşlarımıza mesleğin inceliklerini, güzelliklerini ve aynı zamanda da bazı zorluklarını tanıtma imkânını bulacaklar. Danışman öğretmenlerin yanında aday arkadaşlarımız sadece mesleğin inceliklerini öğrenmekle kalmayacaklar, aynı zamanda bir öğretmen duruşu kazanacaklar.

Millî Eğitim Bakanlığı olarak öğretmeni, okulu, öğrenciyi merkeze alan çalışmalarımızın çok önemli bir halkasını da böylece bütün eğitim çalışanlarımızın katkısıyla birlikte inşallah gerçekleştirmiş olacağız. Bu süreç genç öğretmen adaylarımız için gerçekten çok önemli bir süreç çünkü onlar bu süreçte içine girdikleri büyük maarif camiasını tanıyıp bu camiaya yön veren ilkeleri öğrenecekler. Ben, bu önemli görevi yerine getirmek üzere, gönüllülük esasıyla bu sürece katkı sunmayı kabul eden danışman öğretmenlerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum, aday öğretmenlerimize de başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; huzurlarınızda paylaşmak ve bilgi vermek istediğim ikinci konu, Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi yani FATİH Projesi'dir.

 FATİH Projesi, Millî Eğitim Bakanlığının bütün okullarını, bütün dersliklerini kapsayan ve her nitelikteki okulumuzu teknolojik donanımla buluşturmayı amaçlayan, birkaç bin derslik ile birkaç yüz okulla sınırlı olmayan, bütün yurt sathını hedefleyen çok büyük bir eğitim hamlesidir. FATİH Projesi, bütün dünyada yakından takip edilen ve gururla ifade ediyorum, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler de dâhil olmak üzere pek çok ülke tarafından hayranlıkla ve gıptayla izlenen bir projedir.

Bilişim sektörünün en büyük firmaları FATİH Projesi kapsamında yer almak istemektedirler. Bu itibarla FATİH bilişim sektörünün birikiminin ve tecrübesinin ülkemize yönelmesini sağlamış, Türkiye'yi bilişimin cazibe merkezlerinden biri hâline getirmiştir.

Şu gerçeği bir kere de sizlerin huzurunda vurgulamak isterim. FATİH Projesi, sadece bir donanım projesi değildir. Teknolojik imkânlarla dersliklerimizi donattığımızda işimiz bitmeyecek. FATİH aynı zamanda bir içerik projesidir, bir muhteva projesidir. Teknolojik altyapının derslere, ders akışına ve dersin işleniş usullerine katkı sunmayı, bilgileri somut ve görsel ders içerikleriyle desteklemeyi, öğrenmeyi kolaylaştırmayı ve derslere olan ilgiyi artırmayı amaçlayan bir faaliyettir.

Bugün artık sadece eğitim teknolojisi alanında değil elektronik ders içerikleri alanında da dünyanın en öncü ülkesi durumundayız. FATİH'in içerik bileşeni Eğitim Bilişim Ağı yani EBA. Yani "eba.gov.tr" diye girdiğiniz zaman, her birinizin rahatça girebileceği EBA, dünyanın en büyük örgün eğitim portalıdır.

FATİH Projesi'nde geldiğimiz noktayı, aldığımız mesafeyi, katettiğimiz merhaleleri daha iyi anlatan birkaç bilgiyi sunmak istiyorum. Bugüne kadar toplam ihalenin yapıldığı tarihteki derslik ve eğitim ortamı üzerinden planlanan 432.288 etkileşimli tahtanın okullarımıza kurulumu tamamlanmıştır, 432.288. Toplam derslik sayımız 500 binin biraz üzerinde. Dolayısıyla, etkileşimli tahta kurulumumuz önümüzdeki birkaç ay içerisinde, inşallah, tamamlanmış olacak, 432 bini zaten yerleşti.

Deprem güçlendirme çalışmaları nedeniyle bazı taşınan okullarımız veya yıkılma kararı verilen liselerimiz haricinde, 1'inci faz ve 2'nci faz kapsamında ihalesi tamamlanan okullarımızın tamamında etkileşimli tahta kurulumları tamamlanmıştır. Bugüne kadar faz-1 ve faz-2 kapsamında 914.342 uç yani İnternet bağlantı noktası kurulumu yapılmıştır. 2016, 2017 yıllarında da 604 bin uç kurulumu daha yapılarak toplamda 1 milyon 519 bin 145 uç kurulumu tamamlanmış olacaktır. "Uç" ifadesiyle anlatılmak istenen şu: Her dersliğe bir uç yani bir İnternet bağlantı noktası çekiyoruz ama bununla da yetinmiyoruz, dersliklerin dışında öğretmenler odasına, kütüphanelerimize, çok amaçlı salonlarımıza, laboratuvarlarımıza ve okul idarelerinin talep ettiği benzeri alanlara da uç kurulumu yapıyoruz. Yani, İnternet sağlayan uçların sayısı, derslik sayımızın birkaç kat üzerinde gerçekleşiyor.

Bugüne kadar 9'uncu sınıftaki öğrencilerimize ve öğretmenlerimize 1 milyon 437 bin 800 adet tablet bilgisayar seti dağıtılmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İhale sürecinin ardından, 2016 yılı içerisinde, 10 milyon 600 bin tablet bilgisayar seti dağıtımına başlanması planlanmaktadır. İhale süreci son aşamaya gelen 10 milyon 600 bin tablet bilgisayar setinin dağılımı, yıllık bazda her yıl 2 milyon 650 bin tablet olmak üzere gerçekleştirilecektir. Tabletleri işlevsel kılacak ve ders işleme süreçlerinde kullanılmasını sağlayacak yazılım da hazırdır. "Etkileşimli Sınıf Yönetimi" adıyla, Millî Eğitim Bakanlığımız tarafından, Millî Eğitim Bakanlığımızın Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü yani YEĞİTEK tarafından geliştirilen yazılımın mükemmelleştirilmesi için sahadaki pilot uygulamalar da sürdürülmektedir.

45.653 adet çok fonksiyonlu yazıcı okullarımıza dağıtılmıştır ve hedeflenen sayıya ulaşılmıştır. Çok fonksiyonlu yazıcıların, bu bilinen, ofislerde kullanılan yazıcılardan çok daha üstün özellikte, okulun bütün eğitsel ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte, çok gelişkin yazıcılar olduğunu da belirtmeliyim.

FATİH'in donanım bölümünde artık daha rahat bir planlama yapacak seviyeye geldiğimizi ve kısa vadede, inşallah, bütün kurulumların tamamlanacağını söyleyebilirim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; FATİH Projesi'nin işlevsel, anlamlı ve sürekli bir süreç olması için, hiç şüphesiz kurulumu yapılan donanım araçları üzerinden sunulacak içerik hizmetleridir. Dediğim gibi, FATİH Projesi'nin içerik sunumunu Eğitim Bilişim Ağı EBA üzerinden sağlıyoruz. Eğitim Bilişim Ağı'nın, EBA'nın, ikinci versiyonu hazırlanmış, 8 Eylül 2015 tarihi itibarıyla da öğrenciyi tanıyan, yönlendiren, raporlama ve analiz yapabilen bir sisteme geçilmiştir. Kayıtlı kullanıcı sayısı, içerik sayısı ve tıklanma oranları bakımından ülkemizin ve dünyanın en büyük İnternet sitelerinden birisi olan EBA, İnternet'in olduğu her yerde öğretmenlerimize ve öğrencilerimize elektronik ders içerikleri üzerinden ders çalışma imkânı sağlamaktadır. EBA'nın aylık görüntülenme sayısı 45 ilâ 50 milyon arasında değişmektedir, aylık tıklanma sayısı. Bu, şu anlama geliyor: Sosyal medya sitelerini ve çok tıklanan haber, alışveriş sitelerini bir kenara bırakırsanız, bu, bir eğitim sitesi için muazzam bir görüntülenme sayısıdır. Mevcut durumda, bu saat itibarıyla, EBA'nın kayıtlı kullanıcı sayısı 11 milyon 369 bine ulaşmış durumdadır. "Bu saat itibarıyla" dememin özel bir nedeni var, muhtemelen biz bu oturumu bitirdiğimiz zaman 10 bin yeni kayıtlı öğrenci veya öğretmen bu sisteme dâhil olmuş olacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

EBA'da bugün itibarıyla sunulan elektronik ders içeriklerinin sayısı 162 bindir. Bu rakama EBA üzerinden ortaklaşa sunulan kamu ve özel sektör içeriklerini de eklediğimizde 1 milyonu aşan bir ders içeriğinden bahsedebiliriz. EBA üzerinden kurulan içerik ekosistemine öğretmenlerimizi de katmak ve öğretmenlerimizin hazır içerikleri kullanmak yanında, kendi ürettikleri içerikleri de kullanabilmelerini ve paylaşabilmelerini sağlamak da temel hedeflerimiz arasındadır.

Ben, ayrıca, bütün milletvekili arkadaşlarımıza da, özellikle öğrenci velisi olan sayın milletvekillerimize de EBA'yı tavsiye ediyorum, "eba.gov.tr"
FATİH Projesi, bütün vatandaşlarımızın gurur duyacağı millî bir projedir. Projenin getirdiği imkânlarla eğitim gören çocuklarımızın, gençlerimizin ülkemizin yarınını inşa etmede liyakatle görev alacaklarına inancım tamdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugünlerde üzerinde yoğun olarak çalıştığımız ve önümüzdeki dönemde de yoğunlaşacağımız bazı hususlar hakkında da ayrıca kısa bilgi sunmak istiyorum.

Bunlardan birincisi -zaman zaman Sayın konuşmacıların da vurguladıkları gibi- eğitim-istihdam bağlantısının yeterince sağlıklı olmadığı ve mesleki eğitimin sektörün taleplerine yeterince karşılık vermediği eleştirilerine yönelik olarak yürüttüğümüz çalışmalardır. Elinizde bulunan bütçe kitapçıkları ve istatistik verilerimizde de açıkça görülebileceği üzere, hâlen 4.042 özel ve resmî mesleki ve teknik ortaöğretim okulunda toplam 2 milyon 300 bin öğrencimiz öğrenimlerini sürdürmektedir.

Genel bir bilgi olması açısından şu hususu da paylaşmak istiyorum: Şu anda bütün ortaöğretim kurumlarımızın 9'uncu sınıflarında ortak müfredat eğitimi verilmektedir. Okul türü her ne olursa olsun bütün 9'uncu sınıflarımız yani lise 1'lerimiz ortak müfredatla gidiyor, sonra ayrışmalar başlıyor 4+4+4'teki temel ilkemiz doğrultusunda, daha sonra eğilimlerine, yeteneklerine bağlı olarak ayrışmalar başlıyor. Bu kapsamda, meslek liselerimizin 9'uncu sınıfları da genel ortaöğretim müfredatına tabidir. 10'uncu sınıftan itibarense meslek liselerimiz iki ana gövdeye ayrılıyor: Meslek liseleri ve teknik liseler. Bunların yanında bir de kamuoyunda çıraklık merkezleri olarak bilinen mesleki eğitim merkezlerimiz de var.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz üzere, fertlerin çağın gereklerine uygun bilgi, beceri ve yetkinliklere sahip olması sürdürülebilir sosyal ve ekonomik kalkınma için günümüzün en temel gerekliliklerindendir. Ülkelerin sosyal ve ekonomik gelişmişlik düzeylerini belirleyen faktörlerin başında mesleki ve teknik eğitim gelmektedir. Küresel gelişmelere uygun olarak planlanmış bir mesleki ve teknik eğitim insan odaklı kalkınmanın sağlanmasında etkin rol almaktadır. Mesleki ve teknik eğitime yönelik çalışmalarımız bu doğrultuda ve bu ilkelerle planlanmakta ve yürütülmektedir. Bu amaca yönelik olarak ülkemizde mesleki eğitimin niteliğinin yükseltilmesi amacıyla bir yol haritası teşkil etmek üzere sosyal paydaşlarımızın da katkısıyla Bakanlığımızın koordinasyonunda hazırladığımız Türkiye Mesleki ve Teknik Eğitim Strateji Belgesi ve Eylem Planı uygulamaya konulmuştur. Bu konudaki çalışmalarımız genel olarak adı geçen strateji metnine uygun olarak yürütülmektedir. Bu plan kapsamında uygulamaya koyduğumuz örneklerden bir tanesi sektörün ihtiyaçları doğrultusunda programları oluşturulmuş ve istihdam konusunda çok avantajlı konumda olan organize sanayi bölgelerindeki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarımızdır. Hâlen bu örnek kapsamında organize sanayi bölgelerinde yer alan 23 özel mesleki ve teknik ortaöğretim okulunda 16.976 ve 34 resmî mesleki ve teknik ortaöğretim okulunda da 19.179 olmak üzere toplam 57 ortaöğretim kurumunda 36.155 öğrenci eğitim ve öğretimine devam etmektedir. Nasıl devam ediyorlar peki? Bu okullarda eğitim öğretime devam eden öğrenci başına yıllık 4 bin lirayla 6.250 lira arasında destek veriyoruz. 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında yaklaşık 82 milyon lira eğitim öğretim desteği verilmiş olacak inşallah bu öğrencilerimize. Bu uygulama sektörden çok yoğun bir ilgi gördü. Bu okulların sayılarının artırılması konusunda talepler gündeme geldi. Bunun üzerine sektörle ve sektör temsilcileriyle yapılan çalıştaylarla desteklenen yeni bir uygulamayı da önümüzdeki günlerde inşallah hayata geçireceğiz. Hükûmetimizin açıkladığı eylem planlarından bir tanesi olan bu uygulama kapsamında, organize sanayi bölgeleri dışında kurulan özel mesleki ve teknik öğretim okullarının da bu destekten, bu devlet desteğinden faydalanmalarını sağlayacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İstihdam odaklı olarak ihtiyaç duyduğu nitelikte insan gücünü yetiştirmek isteyen gerçek ve tüzel kişiler için çok yararlı bir uygulama olacağına inandığımız bu uygulamayı, buradan bir müjde olarak sunmak istiyorum. Bu sayede, özel sektörün, ihtiyaç duyduğu nitelikli personelin yetiştirilmesinde etkin rol alması da sağlanmış olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine meslekî eğitimin güçlendirilmesi çerçevesinde, buradan, huzurunuzda milletimizle paylaşmak istediğim diğer bir konu, sektörün ihtiyaç duyduğu, bir anlamda sahada yetişmiş iş gücünü mümkün kılmak için önemli bir ihtiyaç olan çıraklık eğitiminin altyapısının güçlendirilmesidir. Önümüzdeki günlerde, önce Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, ardından sizin huzurunuza getirilecek bir yasa tasarısıyla çıraklık eğitiminin de on iki yıllık zorunlu eğitim sürecine dâhil edilmesini öngören bir düzenlemenin hazırlığı içindeyiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu sayede, çocuklarımız, hem lise eğitimini alacak ve dilerlerse yükseköğrenime devam imkânı bulacaklar hem de mezuniyetleriyle birlikte ustalık belgesi ve iş yeri açma belgesi almaya hak kazanacak ve dolayısıyla istihdama katılımları hızlanmış olacak.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.