• BIST 1.331
  • Altın 460,070
  • Dolar 7,7608
  • Euro 9,4277
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 9 °C

Bakan Ziya Selçuk, 'köy öğretmenleri'ne yönelik projenin detaylarını paylaştı

Bakan Ziya Selçuk, 'köy öğretmenleri'ne yönelik projenin detaylarını paylaştı
Bakan Ziya Selçuk, 'köy öğretmenleri'ne yönelik projenin detaylarını paylaştı

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, okuduğu ilkokul olan Gölbaşı Emirler İlkokulu'nda düzenlenen "Birleştirilmiş Sınıflarda Görev Yapan Öğretmenlerin Mesleki Gelişim Programı"nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Emirler İlkokulu'na 5 yaşında başladığını anlatan Selçuk, Sabancı Vakfı iş birliğinde başlattıkları projenin de köy okullarında görev yapan ve okuyan öğrencileri desteklemek için hayata geçirildiğini ifade etti.

"BU ARTIK BİR RİCA DEĞİL"

İnanmakta çok zorlansam da "maske takılmaması, maskenin kalkması" için bize yazan insanlar olduğunu görünce gerçekten üzülüyorum. Bu artık bir rica değil, çocuklarımızın geleceği için bize yardımcı olmalısınız.

Yaklaşık 7 bin öğretmenle asgari 56 saat süren bir eğitim yaptıklarını, programın kitaplarının hazırlandığını aktaran Selçuk, "Bunu da benim okuduğum köy okulunda yapmayı özellikle istedik. Öğretmenlerimizle yaptığım temas sonucunda gerçekten çok yararlı bir çalışma olduğunu gördük. Benim kendi okuduğum okula dönüşüm ve bir köy okulunda okumam dolayısıyla bütün köy okullarını ilkokullar ve ortaokullar dahil olmak üzere 5 tam gün eğitim, öğretime açtık. Eğer İl Hıfzıssıhha Kurullarının özel bir sınırlaması olmazsa bütün okullarımızı eğitim öğretime açtık. Onun için de köy okullarındaki çocuklarımızın herhangi bir eksiği kalmaması noktasında her türlü tedbiri almaya devam ediyoruz." diye konuştu.

"OKUL DAHA KONTROLLÜ BİR ORTAMDIR"

Yüz yüze eğitime geçişte üçüncü aşamada 5'inci ve 9'uncu sınıfların okullara başlamasına ilişkin bir soru üzerine Selçuk, "5 ve 9'uncu sınıflar pedagojik olarak belirli bir öğretim kademesinden, yani ilkokul ve ortaokuldan bir üst kademeye geçişteki ilk senedir. Henüz yeni öğretmenlerle tanışma, yeni bir müfredatla karşılaşma aşamasındalar. Onların erken başlaması çok önemliydi." değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim ve öğretim yılının uzun bir dönem, bir maraton koşu olduğunu vurgulayan Selçuk, şunları kaydetti:

"KADEME KADEME AÇACAĞIZ"

"Aşama aşama, salgının seyrine bağlı olarak sınıfları kademe kademe açacağız. Bunu da çok büyük bir kontrol içinde yapıyoruz. Birçok ülkede olduğu gibi bütün sınıfları her gün açmak ve maskesiz bir şekilde açmak şeklinde bir tercih değil de belirli sınıfları ve yaşları istatistiklere bakarak, bilim insanlarının ortaya koyduğu kanıtlara bakarak, aşama aşama, kontrollü bir şekilde açmayı tercih ettik. Bu da devam ediyor.

Bizi en çok mutlu eden okula devam eden çocuklarımızın kendilerinde ve ailelerinde bir artış olmadığı gibi bir azalmanın söz konusu oluyor olması da bizi ayrıca mutlu ediyor. Okul daha kontrollü bir ortamdır. Tatil yerinden, sokaktan, çarşı pazardan çok daha kontrollü bir yerdir. Bundan dolayı da bilimsel verilere dayalı ortaya koyduğumuz görüşün gerçekleşmesi bizi ayrıca memnun etti. Yüzde 80'lere yakın bir katılım var. Bu katılımın bizim beklentimizin üstünde olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak tüm kademelerde yüzde 70'in üstünde bir katılım var. Ama bazılarında yüzde 90'lara varıyor, bazılarındaysa yüzde 75'lerde kalıyor. Genel olarak yüzde 80'lerde bir katılım var."

Selçuk, 5'inci ve 9'uncu sınıfların usul ve esaslarının da diğer sınıflarla benzer olacağını vurgulayarak yarın bu konuda bir tebliğ yayınlanacağını ve hangi sınıfta hangi derslerin, kaçar saat olacağına ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin paylaşılacağını sözlerine ekledi.

 

Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programını hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:


 
"Bunu tam da öğretmenimizin sahada ve mutfakta neye ihtiyacı var? Bu sorunun cevabını ortaya koyarak çalışmayı başlattık. Projede 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı. Mesleklerinin ilk yılında 'Neyi, nasıl yapacağım?' sorusunu soran öğretmenlerimize 'Hiç merak etmeyin, biz size dünya standartlarında bir eğitim vererek neyi, nasıl yapacağımızı çok açık ve net biçimde ortaya koyacağız.' dedik. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerimiz için özel yayınlar, kitaplar çıkardık. 'Her gün bu kitaplara bakarak okulda, sınıfta, köyde neyi nasıl yapabiliriz?' sorusunun cevabını bulabilirsiniz dedik. Bu çalışmalar sadece köy öğretmenleri için değil, bütün sınıf öğretmenleri için faydalı bir çalışma. Yani sadece köydeki öğretmenlerin ihtiyacına yönelik bir içerik de değil, mesleğine yeni başlayan her öğretmenin, her şekilde faydalanabileceği bir içerik var bu kitaplarda."

- "Köy okulu öğretmeni, köyde aynı zamanda liderdir"

"Güçlü Öğretmen Güçlü Gelecek" vizyonu içerisinde Sabancı Vakfının desteğinin büyük olduğunun altını çizen Selçuk, öğretmenlerin bu desteklerle daha iyi yetiştiklerini gördüklerini söyledi.

Dünyanın sürekli değiştiğini, her nesil farklılaştıkça öğretmenin ihtiyacının da farklılaştığını, bu nedenle öğretmenlerin hayat boyu eğitime ihtiyacı olduğunu anlatan Selçuk, "Sadece öğretmenlerin değil, hepimizin sürekli öğrenmesi gerekiyor." dedi.


 
Köydeki öğretmenlerin başka bir özelliğinin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:
"Köy okulu öğretmeni köyde aynı zamanda liderdir, onlar aynı zamanda bir psikolog, sosyologdurlar. Köy öğretmenleri, mesleklerinin ilk yılında köye gittikleri için başka tecrübeye ihtiyaç duyarlar ve köyde bu uyumu sağlamak için bizim bu eğitimimizin ve kitaplarımızın büyük ölçüde faydasını görecekler. Bakanlık olarak başta ben olmak üzere bütün ekip arkadaşlarım bu işe baş koymuş vaziyetteler. Biz bu iyi görevlerden görev, işlerden bir iş olarak görmüyoruz. Bu işi gönülden bir iş olarak görüyoruz. Bundan dolayı da çok daha büyük bir sahipliğimiz var."

- "Öğretmen, bütün bir köyü dönüştürebilir"

Mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin "Burası bizde Ziya Hoca." dediklerinde çok mutluluk duyduğunu ve gözünün arkada kalmadığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

"On binlerce öğretmenimiz 'Burası bizde.' dediğinde aslında 'Türkiye bizde, çocuklar bize emanet.' demek istiyorlar. Bu emanetin de şuurunda olduklarını, öğretmenlik vazifesinin ilahi bir vazife olduğunu, bize emanet olan çocukların hakkını hukukunu korumak meselesi olduğunun farkındalar. Bu nedenle, öğretmenlerimiz bu şuurla işlerini çok daha kolay yapacaklar. Bize düşen onlara hizmet etmektir, ihtiyaçlarını karşılamaktır, problemlerini çözmektir. Bu vazifeyi mutlu şekilde yaparken, Allah rızası için yaparken biz daha büyük bir gayret buluyoruz. Biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen, sadece bir çocuğu değil bütün bir köyü dönüştürebilir."


 
Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde ve diğer eğitim konularında desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı'ya, vakıf çalışanlarına ve KODA'ya teşekkür etti.

- "Çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz"

Güler Sabancı ise canlı bağlantı ile yaptığı konuşmada, Sabancı Vakfı olarak 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarını, bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalıştıklarını anlattı.

Toplumsal gelişme için yürüttükleri çalışmaların içinde en öncelikli konular arasında eğitimin bulunduğunu aktaran Sabancı, "Vakıf olarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumu hayal ediyoruz herkesle beraber. Eğitimin hakkı tartışılmaz diyoruz. Türkiye'nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz." dedi.


 
Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de KODA ile 4 yıl önce çalışmaya başladıklarını ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:

"Bakan Selçuk'un her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının, eğitimin göz bebeği olduğuna biz de gönülden inanıyoruz. Yaklaşık bir yıl önce Bakanlık ile çıktığımız bu yolda çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz. Online eğitimlerle Türkiye'nin neredeyse tüm köy okullarında hedeflediğimiz sayıda öğretmene ve öğrenciye ulaşıldığı haberini aldım ve çok mutlu oldum. Yüzlerce köy öğretmeni de yüz yüze eğitimlere katıldılar. Toplumsal gelişimin teminatı, eğitimin göz bebeği olan köy okullarımızın aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlerimize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz."

- "Nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin"

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da 7 bin dolayında köy okulunda 240 bin dolayında öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.

Köy okullarındaki öğretmenlere yönelik ısınmadan, tarım ve hayvancılığa kadar pek çok konuda farkındalık sağlayacak, velilerle etkileşimi artıracak, birleştirilmiş sınıflardaki öğrencilerde fark yaratacak eğitimlere başladıklarını anlatan Boyacı, şunları kaydetti:

"Köyler her zaman Anadolu'da medeniyetin ışığı oldular. Köylerden yetişenler, cumhuriyetle birlikte bugünün Türkiye'sinin değişimini yönlendiren, fark yaratan insanlar oldular. Bugün sayın Bakan'ın köyünde olmak bunun en önemli göstergesi. Bu köyden, bu okuldan çıkmış Ziya Hoca, Milli Eğitim Bakanı olmuş, biz istiyoruz ki daha nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin ve ilerlesin. Bu projeyle birlikte köylerde görev yapan öğretmenleri desteklemeye devam edeceğiz."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.