• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 12 °C

Bilgisiz, liyakatsiz, tek özelliği yağ çekmek olan insanlar nasıl yöneticilik yapacaklar?

Bilgisiz, liyakatsiz, tek özelliği yağ çekmek olan insanlar nasıl yöneticilik yapacaklar?

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 21 Aralık 2014 tarihinde Antalya 2 No’lu Şube’nin Manavgat’ta düzenlediği kahvaltılı istişare toplantısına katıldı. Bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk:Okul idarecilerini seçme ve ataamasına yönelik eleştirilerde bulundu. Koncuk Konuşmasında: Okul yöneticiliği görevlendirmelerinde yaşanan haksızlıkları, anti demokratik tutumları da eleştiren Koncuk şöyle konuştu: “Birileri bir kanun çıkarıyor ve binlerce insanın idarecilik görevini ellerinden alıyor. Sayısal üstünlüklerine güvenerek istedikleri kanunu çıkarıyorlar ve o iş meşru oluyor. Bakınız; tüm diktatörler yaptıkları işlerle ilgili kanun çıkarır. Ama kanun çıkarılması o işin demokratik olduğunu göstermez. Diktatörler, kanunların arkasına saklanırlar. Ama yaptıkları ne demokratiktir, ne de insanidir. İşte okul yöneticilerinin görevden alınması, 76 bin insanın unvanlarından edilmesi de aynı anti demokratik kafanın ürünüdür. Birileri hiçbir gerekçe göstermeden insanların apoletlerini söküyor. Bu durumda insanların, ‘Sen benim emek vererek, alın teri dökerek hak ettiğim apoletimi, makamımı herhangi bir gerekçe ortaya koymadan nasıl alırsın? Sen kimsin?’ demesi gerekir. Ama insanların bir kısmı ‘Acaba bunların ayaklarının dibine girsem paçayı yırtar mıyım?’ hesabı yapıyor. Aynı Stalin’in tavuğu hikâyesinde olduğu gibi. Bu; kendi unvanını elinden alanların, kendisine haksızlık yapanların önünde secde etme anlayışıdır. Bilgisiz, liyakatsiz, tek özelliği yağ çekmek olan, beynini, ruhunu teslim etmiş insanlar okullarda nasıl yöneticilik yapacaklar? Bu durum, aydın dediğimiz insanlara yakışan tavır değildir. Bir ülke hangi alanda olursa olsun sağlam, kabul edilebilir bir yönetici atama sistemi kurgulayamıyorsa, o ülkenin hiçbir geleceği kalmaz. Bunu Başbakan Ahmet Davutoğlu’na da ifade ettim. Yüce Allah’ın emrettiği gibi, ‘Emaneti ehline veriniz’ sözünden hareketle sağlam bir yönetici atama sistemi uygulayamazsanız, dünyada hiçbir iddianız kalmaz. Bilgisiz, liyakatsiz, tek özelliği yağ çekmek olan, beynini, ruhunu teslim etmiş insanlar okullarda, kurumlarda nasıl yöneticilik yapacaklar? Benim üzüldüğüm nokta; bu insanları kaybediyoruz. Bunlar öğretmen, devlet memuru, bu ülkenin aydınları olan insanlardır. Onları makam için ruhlarını bir yerlere teslim etmeye zorluyorlar. Öğretmenlerimizi, aydınlarımızı kaybediyoruz. Bizi kahreden budur. Kendisine olan güvenini kaybetmiş, inanç değerlerini pazarlamayı alışkanlık haline getirmiş insanları tekrar kazanmak çok zordur. Onları antibiyotik vererek, tedavi edemezsiniz. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen olarak davamız, insanı kaybetmemek ve insanlarımızın şahsiyetini daha yukarılara çıkarmak üzerinedir.”


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.