• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 18 °C

Davutoğlu: 3 ay içinde yapılacak

Davutoğlu: 3 ay içinde yapılacak
1 Kasım seçimlerinden partisi tek başına iktidar çıkan Başbakan Davutoğlu, "Her dönemde kendime bir ödev listesi çıkarırım" dedi. Kendisine hazırladığı üç ödevi açıklayan Başbakan, vatandaşların isteklerini önümüzdeki 3 ay içinde getireceklerini söyledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TRT Haber'de gündeme dair konuları değerlendirdi. Davutoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Deniliyor ki, AK Parti terör atmosferi üzerinden korku siyaseti yürütüyor. Korku siyaseti mi izlediniz?
Korku siyaseti birileri ülkede egemen kılmak istemişse, DAİŞ gibi piyonları kullananlar. Ceylanpınar saldırısıyla korku siyasetini ülkeye egemen kılmak isteyen PKK'dır. Ve bunlarla ilişkili olanlardır. 7 Haziran'dan bu yana hiçbir konuşmamda, ürkütücü bir dil kullandığımı bir cümle getirsinler bunu tartışırım. 20 Temmuz, hatta 8 Haziran akşamı, “artık silahlanma vakti, artık eylemsizlik bitecek…" 15 Temmuz'da yaptığımız görüşmede, o anlarda Kandil'den çağrı geldi. 21 Temmuz'da sivil vatandaşlara saldırıldı. 2 polisimiz evinde şehit edildi, uyurken. Ben başbakanım. Benim önüme bir dosya gelecek, 2 polis uyurken şehit edilecek. Bu mesaj, “artık bu bölgede polisler dahi kendini koruyamaz. Kamu görevlisini öldürürüz." Bunu yapanlar korku siyaseti üretmemiş olacaklar, onlara karşı mücadele eden devlet mi korku siyaseti yürütecek. Geçici bir hükümetiz, seçim ihtimali söz konusu ama her halükarda kapsamlı bir terörle mücadele etme kararı aldık. O dönemden bu döneme, Doğu'da oylarımız niye arttı? Çünkü Doğu'da korku siyasetini egemen kılan bir anlayışa karşı biz mücadele ettik. Seçim güvenliği bağlamında ek tedbirler aldık.

“Korku siyaseti yok, siyaset korkusu var"
1 Kasım'da herkes huzurla sandığa gitti. 1950'den bu yana en barışçıl seçim gerçekleşti. Korku siyaseti olmuş olsa, olay olmaz mıydı? Bütün partiler istedikleri söylemi kullanabildiler. Biz sükunetle ülkeyi seçime götürdük, açık ve net bir zafer kazandık. Nasıl 7 Haziran'da oturup, samimi bir muhasebe yaptık. Gece yarılarına kadar herkesi dinledim, hala dinliyorum. Daha çok şey yapacağız. Özeleştiriyi de yaptık. Korku siyaseti olduğunu iddia edenlerin “niye biz bu seçimi kaybettik" diye özeleştiri yapması lazım. Benim tavsiyem, HDP, CHP, MHP'ye tavsiyem, otursunlar başlarını iki ellerinin arasına alsınlar -ben yaptım bunu- “biz nerede hata yaptık" diye düşünsünler. Onlar siyaset yapmaktan korktular. Korkmasalardı bizimle hükümet kurarlardı. Hükümete bakan verirlerdi. Türkiye'de korku siyaseti yok, siyaset korkusu var bunlarda.
Seçim zaferi kazanmışsanız, uykularınız kaçması gereken an o andır. Sorumluluğu hissediyorsunuz. Daha fazla gayret sarfetmemiz gereken bir dönemdeyiz.
Seçimlerin adil ve şeffaf olmadığına dair bir algı var. Medyayı suçlayan bir yaklaşım var…
Yüzlerce gözlemci geldi. Hiçbirinin raporunda seçimlerin adil olmadığı şeklinde bir rapor yok. Ankara saldırısı sonrasında birkaç gün yas tuttuk. Sonra meydanlara çıktım. Kampanya yürüten Paralel Yapı adamlarından bir tanesi, “Davutoğlu'nun mitinglerinde saldırı yapılacak" yazdı. Kayseri mitinginden önce. Herkes kenara çekildi. “Ben de çıkmayayım" diyebilirdim. Şimdi tehdit edilen kim, biziz, AK Partili seçmen. Fuat Avni denen hesabı açıp baksınlar.
“Gazetelerin değil, halkın nasıl gördüğü önemli"
Biz meydanlara çıktık, diğer parti liderleri oturmayı tercih ettiler. Üzerlerinde baskı mı vardı? Röportaja engel mi olundu? Türkiye'de en çok satan 5 gazeteden 4'ü hükümete karşı kampanya yürüttü. Biz şikayet ettik mi? İsteyen eleştirir. Nihai olarak baktığımız yer onlar değil ki, halk. Halkın nasıl gördüğü önemli. Halk bizim demeçlerimize baktı, Kılıçdaroğlu, Demirtaş ve Bahçeli'ye baktı ve seçimde bulundu.
Türkiye'de sistemi bilenler, seçimlerin yapılmasından biz sorumlu değiliz. YSK, bütün partilere eşit mesafededir. YSK'dır kararı veren. Seçimler üzerinden kimse spekülasyon yapmasın.
Neler yapacaksınız, ilk planda neler var?
Daha onurlu bir hayat… Bizim vazifemiz bunu sağlamak. Her dönemde, kendime bir ev ödevi listesi çıkartırım. Mesela, genel başkan seçildiğimde, kendime 3 görev tanımladım. Bir, partinin birliğini beraberliğini koruyacağız. İki, Türkiye'deki bütün projeleri aksamadan yürüteceğiz. Üç, ülkeyi seçime götürürken, iç barışı temin edecek her türlü tedbir alınacak. O gün akşamda, yine üç görevi tanımlamıştım. Bir, partimizin oy düşüşü varsa, tazelenmeye ihtiyacı var. Beş ayda bunu yapmaya çalıştım. İki, ülke hükümetsiz bırakmayacağız demiştik. Üç, terörle mücadele de dahil olmak üzere, bir taraftan mücadeleyi yapacağız, bir taraftan da seçim yapacağız.
Türkiye son yıllarda çok yoruldu, bütün gerilim alanlarını azaltmak, Türkiye'de sevgi tohumları ekmek derken, bunu sadece sevdiğim bir söz olarak söylemedim, hangi siyasi görüşten olursa olsun, onları bir araya getirmek. Son dönemde, sanki farklı kaderlerimiz varmış gibi ayrışma içine girenler oldu. Hepimizin sükunetle düşünmesi lazım. Gezi olayları bize ne öğretti. Gezi olayları şunu öğretti, gösteri ve fikir özgürlüğü kapsamındaki “hak ve özgürlükler kutsaldır". Ama bunları kamu düzeni içerisinde yapmak lazım. 17-25 Aralık operasyonları, “sivil toplum önemlidir" bunu gösterdi. Çizgiler çok açık. “Sivil toplum esastır" ama devlete hesap vermeden devlete hükmetmeye kalkmayacak. Kobani olayları ne gösterdi? “Bütün tartışmaları yapmak esastır" ama terörle mücadele bağlamında müsamaha gösterilemez. Hedefim, her kesimle konuşarak, önce bu tansiyonu düşüreceğiz. Ne tartışırsak tartışalım, medeni bir şekilde ortak kadere inanarak tartışmamız lazım.
“Hepsi 3 ay içerisinde yapılacak"
İkinci ödevim, vatandaşlarımızın dile getirdikleri. Bütün beyannamede söylediğimiz hususları yerine getirmek. Önümüzdeki 3 ay içerisinde benim ağzımdan çıkan her şey yerine getirilecek. 3 ay içinde kanuni düzenleme gerektirmeyen bütün vaatler yerine getirilecek. Asgari ücret, öğrenci bursları, polis ve askerlere verdiğimiz tahaahütler, esnafımıza, gençlerimize… Hepsi yasal düzenleme gerektirmiyorsa, 3 ay içerisinde yapılacak. Yarın hem iş dünyamızı, hem de işveren ve iş kesimlerini bir araya getiren akşam sohbeti yapacağım. Hepsini de dinleyeceğim. Hükümet programını onları dinleyerek yapacağız.
“Reformları ilk 6 ayda tamamlayacağız"
Üçüncüsü ise, uzun dönemli. Büyük bir yapısal reform süreci başlatmak. Dünya şartları değişirken, reform her günün ihtiyacıdır. 5 sene önceki yasa bazen eskiyebiliyor. Hem siyasal hem ekonomik reformlar. İlk 6 ayda tamamlayacağız. Yargı reformu başta olmak üzere. Özgürleştirici ve sosyal hayatı düzenleyeci reformlar yapacağız. Hükümet programımızla birlikte bir karne gibi halka açıklayacağız.
İlan ettiğimiz bütün projelerin takvimlendirmesini yapacağız. Hepsi sistematik içinde takip edilecek. Millet bize ödev verdi.

kaynak:yenişafak


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Biz sizi Srebrenitsa katliamından biliriz15 Mart 2017 Çarşamba 07:47
  • Seçmen sorgulama sistemi hizmete açıldı14 Mart 2017 Salı 17:04
  • Sandığa ilgi artıyor05 Mart 2017 Pazar 11:17
  • Cumhurbaşkanlığı sistemine halk ne diyor?04 Mart 2017 Cumartesi 11:24
  • Başbakan’dan 4C’lilere müjde03 Mart 2017 Cuma 07:27
  • ‘Hayır’ın gideceği yer Kandil’dir03 Mart 2017 Cuma 07:23
  • Nurettin Canikli o anketleri yalanladı!22 Şubat 2017 Çarşamba 08:06
  • Yüksekdağ'ın vekilliği düşürüldü21 Şubat 2017 Salı 15:48
  • 16 Nisan dirilişin işareti olacak20 Şubat 2017 Pazartesi 07:25
  • YSK seçmen sorgulama sayfası açıldı19 Şubat 2017 Pazar 12:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.