• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 18 °C

EBS ÖDÜLLÜ "Öğretmen" FİLMİ

EBS ÖDÜLLÜ "Öğretmen" FİLMİ

Filmin hikayesi acı bir olaya dayanmaktadır. 1999 yılında Kartal endüstri Meslek Lisesinde okula gelerek zorla eski sevgilisini götürmek isteyen M.K nın bu zorbalığı yapmasına Din Kültürü Öğretmeni Hüseyin Ağırman izin vermez. Bunun üzerine M.K yanında getirdiği silahla Ağırman hocamızı sınıfta şehid eder. Bizimde bu filmde amacımız Rahmetli Hüseyin Ağırman’ın şahsında şiddete uğrayan ve vefat eden tüm öğretmenlerimizin dramına dikkat çekip onların unutulmadıklarını herkese göstermek oldu. Ağırman benimde unutamadığım bir isimdi çünkü o tarihte bende öğretmenliğe yeni başlamıştım. İkimizde branşdaştık. Bir Din Kültürü öğretmeni olarak her öğretmen gibi öğrencilere fedakarane bir şeyler vermeye çalışırken bu fedakarlığın aynısını yaptığına emin olduğum bir öğretmen arkadaşımızın mükafat değil tam tersine ölümle sonuçlanan bir olayla hayata veda etmesi beni derinden üzmüştü.Bu olayın toplumun vicdanında hala yarasının geçmediğini filme hazırlık sürecinde öğrendik. Filmle ilgili mekan ve oyuncu ayarlama gibi çalışmalarımızı yaparken senaryoyu anlatıp Hüseyin Ağırman’dan bahsettiğimizde çoğu insanın olayı hatırladığını söylemesi bizleri vefalı olmak adına sevindirdi. ogretmen-filmiİşte Ağırman’ın dramını baz alarak onun hayatıyla örtüşmesede hayali ama genel öğretmen profiline uygun bir karakter tasarlayıp senaryoyu kurguladım. Yarışmaya katılmaya karar verdikten sonra çekim senaryosunu 1-2 günde yazıp arkadaşlara yolladım.Eleştirileri aldıktan sonra senaryoda son düzeltmeleri yaptım. Senaryoda dediğim gibi Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman’ın kendisini bire bir anlatmadık. Çektiğimiz filmdekinin tersine internetten yaptığımız araştırmalara göre Ağırman hocanın maddi sıkıntısı yokmuş hatta ailesi öğretmenlik yapmasını istememiş.Ağırman’sa daha fazla para kazanabileceği halde ‘Ben öğrenci yetiştireceğim diyerek’ idealist bir tavırla bu zorlu yolu seçmiş. S enaryoda biz öldürülme anına odaklanarak ama o ana gelene kadar da olayı dramatize ederek hayali bir karakter ve olaylar silsilesiyle ölüm anının, kendini feda edişin en dramatik şekilde hissedilmesini sağladık. Filmde öğrenci-öğretmen ilişkilerinden kaynaklanan komik diyaloglar ve durumlar izleyenleri güldürse de biz bunu seyircinin karakterle özdeşleşmesi için yaptık ve sonuçta insanların filmin finalini gözyaşlarıyla izlemeleri birazda öğretmen karakterine duydukları yakınlıkla oldu. Okul çekimleri Ankara’da Deneme Lisesinde yapıldı. Sınıf sahnelerindeki öğrenciler Ankara’da 3 okuldan seçildi. Bu konuda bize yardım olan idareci ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Ana ve yan rolleri oynayan oyuncularımızdan sınıfta oynayan öğrencilerimize kadar tüm oyuncularımız mükemmel oynadı. Performanslarıyla ödül gecesinde 1500 kişilik salonda en çok alkış alan yapım olmamızı sağladılar.Özellikle teknik ekibimiz 1 Volt yapımda İdris Şahin ve ekibi sinema tadında bir iş çıkartmamızı sağladı Filmde anlattığımız kuyuya düşen adam hikayesiyle ilgilide itirazlar gelmedi değil. Çünkü filmde öğretmen bu hikayeyi ‘Tolstoy’un bir kitabında okumuştum’ diyerek anlatır.İtirazlar ise bu hikayenin Bediüzzaman’ın kitabında geçtiği şeklinde oldu. Hikayeyi iki yerde okumuştum.Tolstoy’un İtirafları ve Bediüzzaman’ın Sözler adlı kitabında.1997 yapımı Anna Karenina filminin girişinde de aynı hikaye yer alır.Orada aslan yerine kurt, ejderha yerine kuyu dibinde ayı vardır. Filmde anlattığım kuyuya düşen adam daha doğrusu iki kardeş hikayesi aslında senaryoda yoktu.O günlerde 8.sınıf öğrencilerime işlediğimiz Kader konusunda iyiyi ve kötüyü seçmek elimizdedir babında bu hikayeyi anlatıyordum.Bediüzzaman’da bu hikayenin Hz. İbrahim’e indirilen suhufta geçtiğini söyler. Herhalde bu yüzden İslam ve Hristiyan kültüründe ortak kullanılan bir hikaye. Çekim esnasında senaryodaki sahneyi doğaçlama çekeceğiz dedim ve sahneyi bu hikayeyi anlatarak uzattım. Benim için hikaye anlattığım bu sahne kurguda çıkmış bir ihsan-ı ilahi oldu.Bu noktada kurgucumuz Ali Aydemir’e de teşekkür ederim.Bu arada hikayeyi niye bitirmedin diye soranlar oluyor sebebi açık merak eden seyirci filmden sonra kendisi araştırsın diye (Bu da eğitimde bir metoddur)). Filmde bir sahnede de atama bekleyen öğretmenlerin dramına yer verdik. 1997 yılında mezun olduğumda 28 Şubat sürecinde o dönemdeki MEB bakanı Hikmet Ulubay ‘Din derslerine Felsefe Öğretmenleri’ girebilir diyerek uzun bir dönem İlahiyat mezunlarını bekletmişti. Alımlar çok az olmuştu. Yoksa 1997’den itibaren 2002’ye kadar kelimenin tam anlamıyla ilahiyatçılara öğretmenlik kapısı kapalıydı. O dönemde bulaşıkçılık yapan arkadaşlarımız bile oldu bende filmde dediğim gibi atanana kadar gerçekten tezgahtarlık yapmıştım. Ödül törenindeki konuşmamda da basının dikkatini çekmek için bu konuya değindim çünkü aynı haleti ruhiyeyi yaşayan atama bekleyen öğretmenlere bu benim vicdani borcumdu. Film masraflıydı ama bu masrafı hafifleten İşler Kitabevleri’ne,yemek işine sponsor olan Köfteci Arif Usta’ya teşekkür ederiz. Aslında teşekkür edeceğimiz o kadar çok insan var ki. Bizlere çekim öncesi,çekimler esnasında ve sonrasında yardımcı olan onlarca kişiye ve kuruma buradan teşekkür etmek boynumun borcudur.Öğretmen filminin Türkiye’de eğitim sistemini bir daha düşünmemize vesile olmasın dilerim. İbrahim Demirkan Öğretmen ‘Öğretmen’ filminin senarist ve yönetmeni.  


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.