• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 26 °C

Formasyon Programları Sonlandırılmalıdır

Formasyon Programları Sonlandırılmalıdır
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem'in açıklamaları

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem,

"Gerek küresel güç olma, gerek ülkemizin 2071 hedeflerine ulaşabilmesi için milli, manevi değerleri yüksek nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi önem arz etmektedir. Türk milli eğitiminde bu hususların ne kadar önemli olduğunu, 15 Temmuz Cuma günü Türkiye Cumhuriyeti Devletine yapılan darbe girişiminde gördük."

"Yüzlerce şehit verdik, binlerce gazimiz var. Sonuçta demokrasinin ve bağımsızlığın her şartta korunması gerektiğinin farkında olanlar, başarılı olmuştur. O yüzden ilk ders 15 Temmuz olarak demokrasi zaferi işlendi. 2023 hedefindeki Türkiye'nin demokrasi kültürünü benimseyip nesilleri yetiştirmesi gerekmektedir. Eleştirel ve yapıcı düşünmeye sahip, farklılıkların büyük zenginlik olduğunun bilinciyle yetiştirilmesi büyük öneme sahiptir."

"Çocuğun karşısına hasım gibi değil, bir dost gibi çıkabilmelidir. Yaşam boyu öğrenme becerilerinin kazandırılmasında önemli sorumluluklar üstlenen öğretmenin öncelikle bu becerilere kendisinin sahip olması gerekmektedir. Kendini yenileyen, öğrenmeye açık olan öğretmenler yetiştirmeliyiz."

"Öğretmenlerimizin eğitimi, çok önemlidir. Hizmet içi eğitim faaliyetleri planlanmakta ve yürütülmektedir. Aday öğretmen yetiştirme süreci başlattık. Öğretmen niteliklerini artırmaya yönelik, ilk defa Şubat 2016 atamalarında 30 bin aday öğretmenin ilk 6 aylık dönemi yetiştirme programı hazırladık. Öğretmenlerimiz, 6 ay tecrübeli öğretmenin yanında derse girdi, gideceği yeri tanıdı, farklı lehçeleri öğrendi, eğitime dair bilgilendirildi. Öğretmen stratejisi belgesi hazırlandı."

"Bu öğretmenlerimiz gittikleri yerde 4 yıl sonunda kadroya geçecek, 2 yıl daha kaldıktan sonra başka ile geçebilecek. Niye yaptık, Batı'da açık yok ama terörle boğuştuğumuz Doğu ve Güneydoğu'da öğretmenlerin kalış süresi 1 yıl. Yani çocuğunuz 4 ayrı öğretmen değiştiriyor, bu kimsenin vicdanına sığmaz."

"YÖK'ün, eğitim fakültelerinde niteliksiz şekilde yürütülen formasyon programlarını sonlandırması gerekmektedir. Aksi takdirde 600 bin öğretmen adayı yanında her yıl yaklaşık 100 bin formasyon belgesi elinde olan üniversite muzunu bu kitleye katılmış olacak."

 

YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman,

 "37 türde, farklı ad altında okul açmışız, öğretmen yetiştirmeyle ilgili. Çok fazla değişim, dönüşümler olmuş, süreçler devam ediyor, bundan sonra da arayışlar devam edecek. Türkiye'yi gelişmiş ülkelerle mukayese edersek, çok daha fazla tarihi birikime sahip. Tabii bu birikimden ne derece yararlandık, reforme edebildik, bu ayrı bir tartışma konusu."

"Öğretmenin rollerinin değişmemesi mümkün değil. Öğretmen, öncelikle öğrencisi için örnek insandır. Eylemiyle söylemiyle öğretmenden beklenen moral otorite olmasıdır. Günümüzde iyi, düzgün karakterli insanlara ihtiyacımız var. Bir insanı gözü dönmüş bir militan, aklını iradesini çıkarıp bir mankurta da dönüştürebiliyorsunuz. Sonuçlarını günümüzde yaşadığımız terör olaylarında görüyoruz. İyi insan yetiştirmek önemli. Bilgiye her ortamda ulaşılabiliyor. Öğretmenin geleneksel rolünü, yeniden düşünmek durumundayız."

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak,

" Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliğini sürdürüyoruz. Öğrencinin yetişmesinde etken unsurlardan yüzde 50 düzeyinde gencin ailesi ve içinde bulunduğu sosyal koşullar, yüzde 30 öğretmenler ve yüzde 15 eğitim teknolojileridir. Son zamanlarda dillendirilen yaşam boyu öğretim konusunda çalışmalıyız. Örgün eğitim, açık eğitim ve sürekli eğitim sertifika programlarıyla buna yönelik gayret sarf ediyoruz. Yüzde 30'luk bir dilim, yani çocuğun gelişimini faydalı hale getirecek önemli bir kitleyi konuşuyoruz. Bu öğretmen kitlesinin bilinçlendirilmesi çok önemli." diye konuştu.

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci,

"Müfredat, ferde yönelik bir programdan bahseder. Müfredatı özgürleştirmediğimiz müddetçe bu alanda yaptığımız çalışmalar, dar kalıplarda kalacaktır. Öğretmen yetiştirme meselesine gelince, öğretmenlik gönül işidir. Belli süreçlerin içine sokarak, bir insanı öğretmen yapamazsınız. Bizim çalıştayımızın başlığı üstünden bakarsak, değişim ve dönüşümlerden bahsediyor. Dünya hızla değişse de temel prensipler değişmez. Bunun üzerinden gittiğiniz zaman, bütün dönüşümlerin önüne geçebilirsiniz. Değişimlerin arkasından giderseniz, kuyruk olursunuz. Önemli olan, bu değişimlerin, dönüşümlerin önünde olabilmek."

İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Başkurt ,

 "Biz aldığımız araştırma görevlilerini, bir, iki sene okullara gönderip oradaki eğitim öğretimin nasıl olduğunu görmelerini sağlamalıyız. Artık günümüzde, yeni medya ve bunun oluşturduğu yeni bir ekosistem var. Bu, karmaşık bir dünya oluşturuyor. Bütün bilgimizi, algımızı, bireysel hayatımızı derinden etkilemektedir. Farklı becerilerle her şeyi sorgulamayı getirmektedir. Böyle olunca da öğrenme ve öğretme konusunda klasik eğitimi yetersiz kılmaktadır. Yeni gelişmeler, eğitim ve öğretimin yeniden düşünmenin bir gereklilik olduğunu ortaya koymaktadır." 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.