• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -12 °C

Paralel Yapı'nın “Büyük Turpu“ Yazıcıoğlu Suikastı

Paralel Yapı'nın “Büyük Turpu“ Yazıcıoğlu Suikastı

Hükümet ve Başbakan’a yönelik olarak yayınlanan ses kayıtları malumunuz. Tüm bu ses kayıtları öncesinde izlenen yol ise medya ve sosyal medya üzerinden algı hazırlamasıydı.

Mesela, yolsuz

 

Önder Aytaç, Emre Uslu, Mehmet Baransu gibi operasyonel kalemler bu iş için “özel yetiştirilmiş eleman” şevkiyle uzunca bir süre Başbakan’ın yolsuzlukların içinde olduğunu yazıp çizip bunun belgeleneceği yaygarası yürüttü.

Sonra Başbakan’ın oğlu ile yaptığı bazı konuşmalardan kes-yapıştır yöntemli montaj bir kaset piyasaya sürüldü.

Sonra Başbakan’ın yargıya müdahale ettiği yönünde bir operasyon başlatıldı. Hemen hepsi ortak bir ses gibi Başbakan’ın yargıya direk müdahale ederek yolsuzluk iddialarından ibaret soruşturma dosyalarını kapattırdığını, kendisini eleştirenleri de yargıda boğmaya yönelik talimatlar verdiğini iddia ettiler.

Kamuoyunda bu algı hazırlığında tatminkar bir noktaya geldiklerini anladıklarında ise Başbakan’ın Adalet Bakanları ile yaptığı telefon konuşmalarını sürdüler yayına. Kimine de küçük eklemelerle mezhepsel ayrım yapıyor havası estirmeyi denediler.

Ama her iki hamleleri de Başbakan’ın karizmasını çizmekten ziyade daha da güçlendirdi. Zira ülkede eski yargı vesayetinin bu tarz müdahaleler olmadan düzelmeyeceğine inananların sayısı milyonları buluyordu. Yine Aydın Doğan’ın bir dosyasına müdahale ettiğini yayınlarken sadece Doğan Medya ile “iyi ilişkileri” olanları hareketlendirdiler. Oysa AK parti tabanı başta olmak üzere tüm muhafazakar sağ seçmenin Aydın Doğan ve Doğan Medyaya bakışı zaten olumlu değildi. Haliyle Başbakan’ın bu müdahalesi kahramanlık olarak addedildi.

Şimdi dillerinde “turpun büyüğü” dolanıyor. Belli ki “buzlu badem” günleri yakın.

Gelen bilgilere göre ellerindeki o “büyük turp” Başbakan’ın Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehit olduğu helikopter kazasının sorumlusu hatta talimatını veren kişi olduğu iddiası ve bu iddianın temel altyapısı olarak hazırlanmış kes-yapıştır-ekle yöntemiyle oluşturulan montaj ses kaydı.

Kaydı oluşturanlar, mizansenin bir ayağını da uzun zamandır hazırlıyordu aslında.

Mesela Hayrettin Karaman’ın yolsuzlukla ilgili “fetva” verdiğini dillerine dolayarak itibarsızlaştırıyor, aynı zamanda da Karaman’a “Yazıcıoğlu ile ilgili ne fetvası verdin” diye soruyordu.

Ellerinde Karaman’a ait ses kaydı olmayan Paralel Yapı, bu iş için hazırladığı operasyonda ise BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’yi kullanmıştı.

Bilerek ya da bilmeyerek, Paralel Yapı’nın medya operasyoneli olduğundan şüphelenilen Mehmet Baransu ile görüşen Mustafa Destici, bu görüşmenin akabinde de Hayrettin Karaman’ı aramıştı.

Baransu ile Desticinin görüşmesinin ortaya çıkmasından sonra Baransu, bu görüşmenin Ankara’da gerçekleştiğini açıklamış içeriğin ise MİT tırları ile PKK’ya yardım edildiğine dair görüntü CD’si olduğunu, Destici’nin kendisine bu CD’yi verdiğini söylemişti.

Baransu’nun bu açıklamasını kendi içerisinde doğru kabul etsek bile Destici’nin bu yönde bir beyanı henüz yok.

Ama asıl önemli olan ise Destici ile Hayrettin Karaman arasındaki görüşme. Kayda alındığı öğrenilen bu görüşmenin içeriği ile ilgili Destici ve Karaman’ın açıklama yapması kaçınılmaz.

Ancak ortada vahim iddialar var.

Bu konuşmadan elde edilen seslerle yine kes-yapıştır-ekle yöntemli montaj bir kasetin oluşturulduğu. Bu kasedin içeriğinde Başbakan ile Karaman, Hakan Fidan ile Başbakan arasında geçen konuşmalar olduğu ve bu konuşmaların temelinde Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehit olduğu helikopter kazasının talimatının Başbakanca verilip kazanın da MİT tarafından hazırlandığı sözkonusu.

Dahası Başbakan, bu talimatı vermeden önce Hayrettin Karaman’ı arayıp “fetva” alıyor.

İddiaya göre konuşmalarda geçen diyalog şöyle:

Hayrettin Karaman’ı arayan Başbakan,

-Devletin bekaası için birini öldürmek caiz midir

diye soruyor.

Hayrettin Karaman ise,

-Olabilir, bir sakıncası yok

diye veriyor fetvayı.

Bu görüşmenin ardından gelen ve Muhsin Yazıcıoğlu adının da geçtiği başka bir konuşmada, Başbakan Hakan Fidan’a

-Tamam yapabilirsiniz

diye talimat veriyor.

Bir sonraki kayıtta Hakan Fidan Başbakan’a hitaben

-Tamam hallettik, helikopteri indirdik anladı olacakları 2 rekat namaz kıldı

diyor.

Hatırlarsanız, bir süre önce, bilhassa Paralel Medyada, Yazıcıoğlu’nun ölmeden önce 2 rekat namaz kıldığına dair haberler yer almış hatta bu yönde sosyal medyada bir de fotoğraf kullanılmıştı. Ancak sonradan bu fotoğrafın bir canlandırma olduğu açıklanmıştı. Yine Cihan Haber Ajansı çalışanlarından Köksal Akpınar, cemaat medyasınca köpürtülen Kanlı Çukur kitabından sonra çağrıldığı televizyon programlarında, Yazıcıoğlu’nun ölmeden evvel iki rekat kıldığını söylemişti. Bu bilgiyi Sivas’daki eski bir BBP yöneticisine dayandırmıştı.

Paralel yapının “büyük turp” diye ima ettiği montaj kayda göre,

Hakan Fidan ile telefonda konuşan Başbakan Erdoğan, helikopterin düşürüldüğü bilgisini aldığı Hakan Fidan’a,

-Tamam ama dikkatli olun kaza gibi gözüksün

diyor.

Başbakan’a cevap veren Hakan Fidan ise,

-Zaten şimdi haberlerde kaza diye verdiler

diyor.

Bütün buraya kadar montaj kayıtta amaçlanan hedefe ulaşılacak gibi görünüyor. Alperen gençliğinin Başbakan ve AK Partiye karşı bir silah olarak kullanılmasına yetecek materyaller hakikaten bu montj kayıtta mevcut.

Yani Paralel Yapı’nın medya operasyonellerinin kullandığı “Büyük Turp” tanımı aslında oturuyor bu montaj kayıttaki içeriğe.

Bırakın gençliği sokaklara dökmeyi bir iktidarı koltuğundan etmekle kalmaz, sorumlularını da yargı karşısına oturtur.

Amaaaa... Paralellerin hesaba katmadığı birşey var. Onların sık sık kullandığı “buzlu badem” devletin ve sosyal medyadaki aktif kişilerin arşivlerinde.

Ne mi bu?

Bu montaj kasedin oluşturulması sırasında planlanan tüm operasyonların algı yönetimine dair yazılar, konuşmalar ve psikolojik harp yöntemleri, arşivlerde duruyor.

Mesela Destici ile Hayrettin Karaman arasında geçen konuşmanın TİB kayıtları arşivlerden silinmiş olabilir belki; ama silme işlemi öncesinde bir yerde arşivlendiği gözden kaçırılmış(mıdır).

Başbakan ile Hakan Fidan arasında, Suriye’de düşen uçakla ilgili konuşmaların bir kısmının “uçak yerine helikopter montajı yapılarak” bu kayda eklendiği o konuşmaların kayıtlarının karşılaştırması ile gün gibi ortaya çıkacak.

Mehmet Baransu, Önder Aytaç ve Emre Uslu’nun sosyal medya ve köşelerinden paylaştıkları yazılarda, bu ses kaydının tartışılmadan kabulünü sağlamaya yönelik algı yönetimi amaçlı yazıları da tek tek raporları eklenerek arşivlenmiş durumda.

CİHAN muhabiri Köksal Akpınar’ın Kanlı Çukur kitabının Cemaat medyasındaki sunumundan sosyal medyada Yazıcıoğlu’nu namaz kılarken gösteren “montaj fotoğrafa” birçok hamle hem de teknik raporlarla bir kenarda kayıtlı.

En önemlisi de ve turpsa turpun en büyüğü ise, Paralel Medya’nın DERİN YAZARI Aydoğan Vatandaş’ın, merhum Yazıcıoğlu ile kazadan 3 ay evvel yaptığı ve içeriği BARNABAS İNCİLİ olan görüşme de istihbaratın takibindeydi.

Yazıcıoğlu’nun "İncili bulduğunu" söylediği, bu tarihten sonra KOZMİK ODA’ya Paralel ellerin Arınç Suikastı bahanesiyle sızdığı ve Barnabas İncil’inin Kozmik Oda’da olduğu ise şimdilik sadece iddia...

Ama bütün bunlar Paralel Medya’nın diline doladığı “buzlu badem” tanımına tıpa tıp uyuyor. Bakalım o badem Paralel Yapı’nın hangi kanadına nasip olacak.

ZİHNİ ÇAKIR / teksozhaber.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.