• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 13 °C

ŞUBE MÜDÜRÜ ATAMALARI İPTAL EDİLECEK

ŞUBE MÜDÜRÜ ATAMALARI İPTAL EDİLECEK

Danıştay 5. dairesi Başbakanlığın görevde yükselme yönetmeliğinin sözlü sınavla atama ibaresinin yürütmesini durdurdu. Bu karar ne anlama geliyor. İşte cevabı...

Kamudanhaber sitesi olarak " MÜLAKATLI ATAMALARIN TAMAMI İPTAL OLABİLİR" başlığı ile bir haber yapmış ve şube müdürlüğü atamalarında sadece sözlü sınavla yapılacak atamaların iptal edilebileceği konusunda Bakanlık yetkililerini Ocak ayında uyarmıştık.

"Görevde Yükselme Yönetmeliği'nde İptal" haberimizle Danıştay'ın sözlü sınavlarla yapılan atamaların yürütmesini durduğunu , gün içerisinde kararı yayınlayarak vermiştik.

Hatırlanacağı üzere 31.08.2013 gün ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik,  Türk Eğitim Sen'in bağlı olduğu KAMU SEN, Eğitim İş'in bağlı olduğu BİRLEŞİK KAMU İŞ , Eğitim Sen'in bağlı olduğu KESK ve Tüm Eğitimciler Sendikası (TEÇ-SEN) tarafından olmak üzere dört farklı dava açılmıştı. İşte bu davalardan ilki olan TEÇ-SEN'in 06.09.2013 tarihinde açmış olduğu 2013/7936 Esas sayılı dava, Danıştay 5. Dairesi tarafından sonuçlandırıldı ve sözlü sınavla yapılan şube müdürlüğü atamalarının yürütmesi durduruldu.

Diğer davalar henüz sonuçlanmamış olup, yakın zaman içinde onların da sonuçlanması beklenmektedir.  Ayrıca Teç-Sen diğerlerinden farklı olarak Milli Eğitim Bakanlığının Genel Yönetmeliğe Uygun olarak çıkarmış olduğu Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğine de dava açmıştır. Ancak hemen belirtmek gerekir ki asıl yasal dayanak Genel Yönetmelik olup, kurumların çıkarmış olduğu yönetmelik bir nevi Genel Yönetmeliğin uygulaması ve türevi olduğu için otomatikman onun da hükümsüz kaldığı açıktır. Dolayısıyla her ne kadar Teç-Sen muhtemelen tedbir amaçlı olarak MEB'in yönetmeliğine de dava açmış olsa da tıpkı alt hiyerarşideki yasal düzenlemelerin üst hiyerarşideki yasal düzenlemelere aykırı olamayacağı gibi yargı kararlarında da aynı hiyerarşik kural geçerlidir ve o dava dosyasının sonucu da farklı olmayacaktır . Ayrıca bir anekdot olarak belirtmek gerekir ki KESK'in Teç-Sen ile aynı tarihte açmış olduğu davaya da bu kararı veren Danıştay 5. Dairesi baktığı için o davanın sonucunu da tahmin etmek artık zor olmasa gerek ve belki de karar verilmiş bile olabilir. Diğer davalar ise Danıştay 2. Dairede görülmekte olup, sonuçlarının çıkması yakındır.

Peki, Şimdi Ne Olacak?

 Kararın teknik açıklaması bu şekilde olmakla beraber bu karar ne anlama gelmektedir, uygulaması nasıl olacaktır ve en önemlisi ise bundan sonraki süreçte hukuki süreç nasıl işleyecektir? İşte asıl mesele burasıdır ve aslında bu soruların cevabı hem yürürlükteki pozitif hukukumuzda hem de Milli Eğitim Bakanlığının benzer uygulamalarında mevcuttur.

 Öncelikle hemen belirtmek gerekir ki hukuk dilinde yürütmeyi durdurma ile iptal doğurduğu sonuç itibariyle aynıdır. Yani “yürütmesi durduruldu ama iptal beklenmeli gibi bir yorumun” hem hukuk teorisi açısından hem kanunlar açısından hem de benzer uygulamalara bakıldığında hiçbir anlamı yoktur. Yani yürütmeyi durdurma demek artık o yasal düzenlemenin hukuka aykırılığının kesinleşmiş olması demektir. Dolayısıyla hukuka aykırılığı yargı kararıyla kesinleşmiş olan bir düzenleme hukuk dilinde zaten “ doğmamış kabul edilir” ve ayrıca iptalini beklemek anlamsızdır ve doktrinde de tartışılmaktadır ve hatta gereksiz olduğu vurgulanmaktadır. Özetle “doğmamış kabul edilen” sadece sözlü sınav sonucuna göre yapılan atamaların da doğmamış olduğu yani hiç yapılmamış olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla sadece sözlü sınavına göre yapılmış olan şube müdürlüğü atamalarının geri alınması artık bu kararla zorunlu hale gelmiştir. Deyim yerindeyse “kaset geriye doğru başa sarmıştır.” Tıpkı daha önce okul yöneticiliklerinde defalarca uygulandığı gibi…

 

 Bir diğer konu ise bu karar taraflara tebliğ edildiği günden itibaren 30 (Otuz) içinde uygulanmak zorundadır, yani idarenin bu kararı uygulayıp uygulamama konusunda serbestisi yoktur. Dolayısıyla tebliğden itibaren otuz gün içinde sadece sözlü sınav sonucu esas alınarak yapılmış olan şube müdürlerinin atamalarının iptal edilmesi yargı kararı gereği zorunludur.

 Atamaları iptal ettikten sonrası artık idarenin takdirindedir. Yani boşalan kadrolara yeniden nasıl bir atama yapacağına idare kendisi karar verecektir ancak yargı kararına aykırı olmayacak şekilde…Bu durumda doğal olarak Genel Yönetmelik yeniden düzenlenecek ve kurumlar da kendi yönetmeliklerini Genel Yönetmeliğe uyduracak ve atamalar yeniden yapılacaktır . Takdir idarenin olmakla beraber söz gelimi aşağıdaki ihtimaller uygulanabilir .

 

 1. Bu karar gereği atanmış olanların ataması iptal edilerek bu durumda olanların mağdur olmamaları için bir süreliğine geçici görevlendirme yapılabilir . Ama bu durumda okul müdürü olanlar 13 Haziranda tüm okul müdürlüğü görevlendirmeleri yapılmış olacağı için geri dönüşte “evdeki bulgurdan da olabilirler.” Bu durumda olanların mağdur olmaması adına kendi önlemlerini almaları yararlarına olabilir.

2. Sadece yazılı sınav sonuçlarına göre atama yapılabilir ki bu uygulama hiç kimsenin başını ağrıtmayacağı için en köklü çözüm olarak gözükmektedir.

3. Yazılı sınavın yanına Ek-1 gibi bazı liyakat kriterleri getirilerek atama yapılabilir.

4. Yargı sözlü sınavın tamamını değil de sadece sözlü sınav sonucuna göre atama yapılmasının yürütmesini durdurduğu için yeni atamalarda yazılı sınav sonucunun yanına % 10 vb. düşük oranda sözlü sınavın etkisini koyarak da atama yapılabilir ancak bir şartla ki diğer davalarda sözlü sınavın tamamı iptal edilirse bu atama yöntemi de riskli olabilir. Dolayısıyla bu yönteme başvurmak şu anki benzer sonucu doğurabileceği için çok düşük bir olasılık olarak gözükmektedir.

SONUÇ OLARAK ; MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ YAPMIŞ OLDUĞU ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ATAMALARI İPTAL EDİLMİŞTİR. 

Milli Eğitim Bakanlığının ivedilikle bu konuda önümüzdeki hafta içerisinde acil eylem planı yapması gerekiyor.

Ataması yapılan ve özellikle il dışına ataması yapılan yüzlerce yöneticinin çok büyük mağduriyetler yaşamaması için , Bakanlığın öncelikli olarak tüm atamaların iptalini gerçekleştirmesi, göreve başlamayan şube müdürlerinin göreve başlatılmaması konusunda resmi bir emir yayınlaması , il dışına ataması yapılan müdürlerimiz için iptl kararının acil olarak uygulanması gerekir. Bulunduğu ile ataması yapılanlardan istekli olanlara geçici görevlendirme yapılması gerekir. 

Şube müdürlüğü rotsyonu öncesinde, şube müdürlüğü atamlarının iptal edilmesi , MEB'i zor durumda bırakmıştır.

Bakanlığın çıkarılacak yönetici atama yönetmeliğinde ince eleyip sık dokuması gerekir. 

Özellikle mülakatlar konusunda.

Umarız bu defa uyarımız dikkate alınır...

www.kamudanhaber.coma

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.