• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 9 °C

Türk ve Avrupa tıbbı arasında yüzyıllar öncesindeki farklardan bazıları

Türk ve Avrupa tıbbı arasında yüzyıllar öncesindeki farklardan bazıları

16. asır Türkiyesi'nde akıl hastaları günlük hayatın içerisinde tutulur, hastahanelerde sülün ve keklik gibi av etleri ile beslenirlerdi. O devir Avrupası'nda ise bu hastaların "Ruhları şeytan tarafından ele geçirilmiş tehlikeli yaratıklar" olduğuna inanılır, tedavi yerine cezalandırılır, hattâ bazen diri diri yakılırlardı. TÜRK tıbbının, kendine mahsus kuralları vardı ve kuralların başında hastalara iyi muamele edip iyi beslemek gelirdi. Bir doktor hastayı baştan savma şekilde muayene edemez, zarar verecek bir tedavi uygulayamazdı. Gördüğü tedaviden memnun olmayan hastalar kadıya müracaat ederek doktordan tazminat isteyebilirlerdi. Hele, rastgele ameliyatlar yapılması sıkı şekilde yasaklanmıştı. 15.-16. asır Avrupası'nda ise bazı hastalıklara yakalananlar toplumdan dışlanır, hattâ yakılırlardı! Meselâ, İstanbul'daki cüzzamlılar Üsküdar taraflarındaki Miskinler Tekkesi'ne yahut Karacaahmet Cüzzamhanesi'ne yerleştirilirken o devir Avrupası'nda bu hastalığı çekenler toplumdan kovulmuşlar, toplu halde ama şehirlerden çok uzak yerlerde yaşamaya mecbur bırakılmışlardı. Avrupa ile Osmanlılar arasında tedavi konusunda çok önemli bir diğer farklılık da, akıl hastalarının tedavisinde idi... Türkiye'de mecnunlar, meczuplar, divaneler, yani akıl hastaları günlük hayatın dışına hiçbir zaman atılmadılar, daha da önemlisi toplum içerisinde kalmalarına özen gösterilerek hayatı zenginleştirici bir unsur olmalarına özen gösterildi. Mecnunlar, bazen bir eğlence nesnesine dönüştürülseler de çoğu zaman şefkat ve merhametle, hattâ hürmetle muamele gördüler; hastalıkları tehlikeli hale geldiğinde de tedavi veya muhafaza maksadıyla bimarhanelere, yani akıl hastanelerine nakledildiler. Evliya Çelebi, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'da 1470'te yaptırdığı Fatih Darüşşifası'nı, yani akıl hastahanesini "70 odası, 80 kubbesi ve 200 hademesi olan bu tımarhanede gelen her hastaya bakılır ve hastalığına uygun ilaçlar verilir. Hastaların sırmalı ve ipekli gecelikleri vardır. Her gün iki öğün ve lezzetli çeşit çeşit yemekler pişirilerek dert sahiplerine dağıtılır. Burası öyle sağlam bir vakıftır ki, vakfiyesinde 'Keklik, turaç ve sülün etleri bulunmazsa bülbül, serçe ve güvercin pişirilip hastalara dağıtılsın' diye yazılmıştır. Hastaların hastalıklarının iyileşmesi için saz çalanlar ve şarkı söyleyenler de bulunur" diye anlatır. 1842'de Fatih Darüşşifası'nı ziyaret eden Fransız Psikiyatr Moreau de Tours, "300 yıl önce inşa edilmiş ve servet ayrımı yapılmaksızın tüm hastaların kabul edildiği bu mekânın, 1800'lerin Fransası'nda önerilen ideal kriterlere uyduğunu" söyler. Fatih'in oğlu İkinci Bayezid'in 1482'de Edirne'de yaptırdığı darüşşifanın tedavi yöntemleri de o devirlerde hayranlık uyandırmıştır. Avrupa'da ise, deliler ile "cadılık" arasında tuhaf ve gereksiz bir bağ kurulmuştur ve cadılara yapılacak muameleler ile işkenceleri anlatan Malleus Meleficarum gibi kitaplar yazılırken, hastalar Türkiye'de keklik ve sülün ile beslenmiş, bahçelerde güller arasında dolaşıp çimenlerde uzanmalarına itina gösterilmiştir. Ortaçağ Avrupası'ndaki tıbbî uygulamalardan bahseden kitaplarda da akıl hastalıklarının tedavisinin üzücü ve utanç verici bir geçmişe sahip olduğundan bahsedilir ve bazı insanlık dışı davranışlar ardarda sıralanır. Hastalar kilisenin kurduğu merkezlerde işkence görmekte, kötü ruh taşımakla, hattâ "şeytan olmakla" suçlanmaktadırlar ve tedavi de genellikle cezadan ibaret kalmakta, ileri derecedeki hastalardan bazıları "içlerindeki şeytandan kurtarmak" maksadı ile diri diri yakılmaktadırlar! İşte, Türk ve Avrupa tıbbı arasında yüzyıllar öncesindeki farklardan bazıları... Murat Bardakçı HaberTürk


  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.