• BIST 105.964
  • Altın 163,291
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

Türkiye çok büyük bir saldırı altında

Türkiye çok büyük bir saldırı altında
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İçten ve dıştan saldırılar zayıf olduğumuzdan değil güçlü bir ülke olmamız nedeniyle yapılıyor.

Müttefiklik siz güçlü kalmazsanız sözden ibaret. Bunun için Türkiye ve hükümet olarak güçlü olmak zorundayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ocak İdareciler Günü dolayısıyla Türkiye'nin 81 ilinden gelen kaymakam ve vali yardımcılarına Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde öğle yemeği verdi. İşte Erdoğan'ın konuşmasında gündemle ilgili yaptığı çarpıcı tespitler;

İÇERDE VE DIŞARIDA ÇOK BÜYÜK SALDIRI: Türkiye, içerde ve dışarıda çok büyük bir saldırı altındadır. Bu saldırı, zayıf bir ülke olduğumuzdan kaynaklanmıyor. Güçlü, güçlenen bir ülke olduğumuz için bu saldırılar yapılıyor. Suriye ve Irak'ta yaşanan her gelişme ülkemizi doğrudan ilgilendiriyor.

HALKIN ESENLİĞİ GİBİ BİR DERTLERİ YOK: Asıl çözümün Suriye ve Irak'ın yeniden güvene, istikrara, huzura kavuşması olduğu gayet açıktır. Bu yönde de çok ciddi gayret gösteriyoruz. Bölgedeki gelişmelere doğrudan veya dolaylı etkisi olan ülkelerin önemli bir bölümünün Suriye ve Irak halklarını esenliğe kavuşturmak diye bir dertlerinin olmadığı artık çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştır.

NE ZAMAN SAHAYA İNDİYSEK: Biz bu anlayışla Suriye'de ve Irak'ta her türlü adımı atıyor, her türlü inisiyatifi alıyoruz. Bu ülkelerin güvenliği ve huzurunun, bizim güvenliğimiz ve huzurumuz anlamına geldiğinin gayet iyi farkındayız. Dikkat ederseniz biz ne zaman sahaya indiysek bu ülkelerle
ilgili tehdit değerlendirmeleri ve öncelikleri o anda değişti.

NEREDEYSE DEAŞ'I HİMAYE ALTINA ALACAKLAR: Düne kadar DEAŞ'la mücadeleyi ilk sıraya koyan ülkelerin bugün neredeyse DEAŞ'ı himayeleri altına alacak hale geldiklerini ibretle takip ediyoruz. Bölgenin tarihi, dini, etnik, kültürel yapısını dikkate almadan, tamamen kağıt üzerindeki planlamalarla yürütülen projeler, birer birer çöküyor.

BAŞARININ ŞARTI: Uluslararası alanda ve sınırlarımız dışında verdiğimiz mücadelenin başarısının birinci şartı, ülkemizin içini sağlam tutmamızdır. Eğer, biz kendi topraklarımızın içinde huzuru, güveni, refahı temin edemezsek, dışarıda ne sözümüzün bir kıymeti kalır ne de tek bir adım atacak zemin bulabiliriz. Terör örgütlerini, adeta vardiya usulü ülkemizde eylem yapmaya teşvik edenler, işte bunu istiyor.

 İSİMLERİ FARKLI AMA HEPSİ AYNI ÖRGÜT: 15 Temmuz darbe girişimi başta olmak üzere bu uğurda ellerindeki tüm malzemeyi kullandılar, kullanıyorlar. Zahirde birbirine düşman gibi gözüken örgütleri, kesimleri bu amaçla bir araya getirip işbirliği halinde çalıştırıyorlar. Açık konuşmak lazım. Türkiye'nin karşısında isimleri farklı harflerden oluşuyor ve söylemleri farklı görünüyor olsa da aslında aynı örgüt var. Biz bunların topuna birden terör örgütü diyoruz, mensuplarına da terörist diyoruz.

ÇAĞIMIZIN BARBARLARI: Maruz kaldığımız saldırılar gösteriyor ki bölücü örgütle DEAŞ, FETÖ ile DHKPC arasında bizim açımızdan herhangi bir fark yoktur. Hepsi de ülkemizin ve milletimizin düşmanıdır. Hepsi de gözünü kan bürümüş, ellerine fırsat geçtiğinde devletimizi yok etmeye ant içmiş, zihinlerini ve bedenlerini kiraya vermiş katiller güruhudur. Bu örgütler, yıllardır kullananları, sosyolojik tabanlarını oluşturan kesimleri dahi dehşete düşüren kan dökücülükleriyle çağımızın barbarları durumundadır.

TEK BAŞINA VE KENDİ EVLATLARIMIZLA TERÖRLE MÜCADELE:
Yaşadıklarımız bize şu gerçeği açıkça izhar etti. Türkiye terörle mücadelesini ve bunun için bölgesinde yürüttüğü tüm operasyonları tek başına kendi imkanlarıyla ve kendi evlatlarıyla yürütmek mecburiyetindedir. Bu durumu anlamayan veya buna karşı çıkan hakikatlere gözünü kapatıyor demektir. Dostluk, müttefiklik, iyi ilişkiler, dayanışma, işbirliği gibi hususlar ancak siz güçlüyseniz karşılık buluyor. Yoksa inanın sözden ibaret kalıyor. Bunun için Türkiye olarak güçlü olmak zorundayız. Ülke, hükümet olarak güçlü olmalıyız. Askerimizle, polisimizle, istihbaratımızla, savunma sanayimizle hariciyemizle güçlü olmalıyız. Elbette en başta mülkiye teşkilatımızla güçlü olmak zorundayız.

'ŞEHİT YAKINLARINA SAHİP ÇIKIN'
 TERÖRİSTİN ETKİSİZ HALE GETİRİLMESİ KADAR ÖNEMLİ: Gerek FETÖ gerekse bölücü örgütlerin devlete sızmış elemanları sebebiyle yaşanan sıkıntılara karşı dikkatli olmalıyız. Terör örgütleriyle iltisaklı kişilerin devletten temizlenmesi silah kullanan teröristlerin etkisiz hale getirilmesi kadar önemlidir. Çünkü birinin desteği olmadan ötekinin hareket alanı elde edebilmesi mümkün değildir.

 KAYMAKAMLAR GÖZÜMÜZKULAĞIMIZ: Sizler bir Hz. Ömer misali o kapıları çalıp işte kaymakam filanca geldi, duydum ki kömür ihtiyacınız var, kömürünüzü getirdim, gıdanızı getirdim. Duydum ki evde çocukların giyecek ihtiyacı var, giyeceğinizi getirdim demelisiniz. İşte bu kaymakam unutulmaz. Tayyip Erdoğan için el, göz, kulak, ayak sizsiniz. Başbakanımız için sizsiniz, bakanımız için sizsiniz. Siz varsanız bizim elimiz, ayağımız, gözümüz var. Siz yoksanız orada bizde olmayız. İlçesindeki, şehrindeki tek bir insanı, tek bir aileyi dahi mağdur, mazlum durumda bırakan idareci diğer konularda ağzıyla kuş tutsa benim nezdimde başarısızdır. Önce insan...

 ALLAH İÇİN İSTİYORUM: Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize özel önem vermeliyiz. Bu vatandaşlarımızdan tek birinin incinmesine, gönlünün kırılmasına, kendini sahipsiz hissetmesine ben rıza gösterememem. Benim temsilcim olarak sizin de rıza göstermemesi lazım. Bunu sizlerden Allah için istiyorum."

RUTİN DEĞİL OLAĞANÜSTÜ DÖNEM
 Yaşadığımız dönem rutin bir dönem değildir, olağanüstü bir dönemdir. Bugün Türkiye unutmayın yeni bir istiklal ve istikbal mücadelesi vermektedir. Öyleyse çalışmalarımızı da bu olağanüstü hale mütenasip şekilde yürütmek durumundayız. Öncelikle hiçbir terör örgütüne karşı en küçük bir müsamaha göstermeyeceğiz. Mülki idari amirlerimiz merkezde, her ilimizde, ilçemizde isim isim, ev ev, bina bina, sokak sokak, mahalle mahalle her şeye hakim olmalıdır. Bir defa emriniz altındaki muhtarlarımızla birlikte çok iyi diyalog kurup, onlarla birlikte bu çalışmaları çok hassas yürütmelisiniz. Muhtarları asla ihmal etmeyiniz. Muhtarlar sizin için adeta uç beyi gibidir.

MİLLİ SEFERBERLİĞİN MUHATABI SİZSİNİZ
 (Kaymakamlara) Eğer görev yaptığınız yörelerde terör örgütleri taban buluyorsa, oradan bir teröristin çıkıp silahını size ve bu ülkedeki herhangi bir masuma doğrultması unutmayın kaçınılmazdır. Bu bakımdan işimizi savsaklama, hata yapma, gaflete düşme, rehavete kapılma hakkımız olmadığını çok iyi bilmemiz lazım. Hani milli seferberlik diyorum ya işte bu çağrının en başta gelen muhatapları sizlerseniz. Sizler bu milli seferberliğin en önemli planlayıcısı, uygulayıcısı olarak arazidesiniz.

3 AFRİKA ÜLKESİNİ FETÖ'YE KARŞI UYARACAK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22-25 Ocak arasında Afrika ülkeleri Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'a ziyaret gerçekleştirecek. Mozambik ve Madagaskar'a Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyareti yapacak Erdoğan'a, bakanların yanı sıra kalabalık bir işadamı heyeti de eşlik edecek. Erdoğan, her üç ülkede devlet başkanlarıyla yapacağı görüşmelerde ikili ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve ülkeler arasındaki ticaret hacminin arttırılması konularını görüşecek. Erdoğan, ayrıca, 15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki FETÖ'nün bu ülkelerdeki yapılanmasıyla ilgili mevkidaşlarını uyaracak. Bu ülkelerde faaliyet gösteren FETÖ okullarının Maarif Vakfı'na devri konusu da ziyaretlerin önemli bir gündem maddesi olacak.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.