• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

YENİ YASA TASARISIYLA 6331’DE NELER DEĞİŞECEK?

YENİ YASA TASARISIYLA 6331’DE NELER DEĞİŞECEK?

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER. İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLAR VE İŞ YERİ HEKİMLERİ GÜVENCE ALTINA ALINIYOR Çalışma Bakanlığının İş Sağlığı ve Güvenliği ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında elli maddelik Kanun Tasarısı teklifinde bulundu. Bu tasarının bazı maddeleri doğrudan İSG ile ilgilidir. Yapılması düşünülen değişikliklerle ilgili görüşlerimizi arz edelim. 6331 sayılı kanunun 8. maddesinde mealen İş Güvenli uzmanı ya da İş yeri Hekimi çalışma ortamında yakın ve hayati tehlike arz eden durumları işverene bildirir. Konuyla İlgili işveren gerekli önlemleri almazsa uzmanlar doğrudan Çalışma Bakanlığının yetkili birimlerine bildirilir. Bu bildirimden dolayı İş yeri Hekimi veya İş Güvenliği Uzmanının sözleşmesine son verilemez ve hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamaz. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir şeklinde devam etmektedir. Burada henüz iş güvenliği eğitimlerine yani başlayan arkadaşlarımızın dahi kaygı duyduğu bir konu ortadan kaldırılmış olacak. Şöyle ki iş yerlerinde uzman olarak çalışan kişiler işverenini bakanlığa bildirmesi durumunda kapı önüne konulma riskiyle karşı karşıya olduklarından bu tür tehlikeli durumları bildirmede çekinmekte ardından da kazalar meydana gelmekte idi. Bu madde ile uzmanlar bir şekilde korunmuş olacaklar.             Yeni ilave edilen bir madde ile "Sektörel düzenleme çerçevesinde maden işyerlerinde sadece maden mühendisi ve yapı işyerlerinde sadece inşaat mühendisi unvanına sahip iş güvenliği uzmanları ile diğer sektörlerde hangi unvana sahip iş güvenliği uzmanlarının görev yapacağına dair usul ve esaslar bakanlıkça belirlenir" şeklinde teklifte bulunulmuş. Bu madde üzerine biraz düşünmemiz lazım. Uygulama bakımından ve mevcut hakların kaybedilmesi bakımından önem arz etmektedir. İlgili alan mühendislerinin kendi alanlarında görev almaları risklerin analizi ve bertaraf edilmesi bakımından kesinlikle önemlidir. Ancak bu maddede sadece mühendisten bahsetmesi bu alanlardan mezun diğer teknik elemanların ve teknik öğretmenlerin mağdur edilmesi, kazanılmış haklarının ellerinden alınması ve çalışma alanlarının daraltılması manasına gelmektedir. Mevcut durumda yapı ve maden işlerinde görev yapan ve diğer alanlardan mezun iş güvenliği uzmanları ile ilgili bir açıklık yoktur. B k,işiler görevlerine devam edecek yoksa yasa meclisten geçerse işlerine son mu verilecektir. Yasa bu haliyle geçerse yapı ve maden işlerinde görev yapan ve diğer alandan mezun olma uzmanların işlerine son verilmesine neden olacaktır. Bir diğer sakıncası ise ülkemizde A sınıfı iş güvenliği uzmanlarının sayısı yaklaşık 10 bin civarındadır. Ülke geneline dağılımları, meslek bazında yeterli sayıda olup olmadıkları iyi tespit edilmeden bu madde kabul edilirse, maden ve inşaat mühendisi alanından mezun iş güvenliği uzmanı bulmak güçleşecek. Bu alanda çalışan uzmanların sayısının az olması demek ücretlerinin de anormal bir şekilde artması demek olacak ki bu da diğer uzmanlarla aralarında adaletsizlik oluşturacaktır. 6331 sayılı kanunun 25. maddesinde bahsedilen İş yerlerinin Kapatma işlemini Mülki Amirlerin yapması yanında Kolluk Kuvvetlerine de kapatma yetkisi verilmiş olması işverene yaptırım açısından olumlu olmuştur. Yine ilave maddelerle çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerin teknolojik ve işgücü gibi kapasitelerini artırmadan üretimin zorlanması daha fazla üretim yapmaya çalışılması, işin durdurulma sebebi olarak ortaya konulmuştur. Bu madde de çalışanı sağlık ve güvenlik açısından koruyan bir maddedir. İşletmenin kapasitesinin üzerinde çalışması, çalışanların günlük kapasitelerinin üzerinde çalıştırılması sağlık ve güvenliğin riske atılması anlamına geleceğinden bu madde ile bunun önüne geçilmeye çalışılmıştır. Yine ilave fıkra ile" işyerlerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir" denilmektedir. Maddenin devamında bazı konularda öngörülen para cezalarının yüzde elli, yüzde yüz oranlarında artırılarak uygulanması teklif edilmiştir. Bu madde ile sağlık ve güvenlik açısından yüksek risk taşıdığı için durdurulan işin gerekli önlemler almadan yeniden başlatılmasına hapis cezası yaptırımı getirilmesiyle yine çalışan korunmuş olmaktadır. Burada dikkat çekici değişiklik önerisi para cezalarından elde edilen gelirin Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerine ilişkin harcamalarda kullanılacak olmasıdır. Böylece İş Sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşturulmasında önemli mesafe katledilmesinde faydalı olacaktır.             Yasa teklifinin 6 maddesi ile 6331 sayılı yasanın mevcut geçici dördüncü maddesinde C sınıfı uzmanlar tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde 4 yıl, B sınıfı uzmanlar çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde 3 yıl çalışabilir” deniliyordu. Teklifte bu sürelere 2 şer yıl ilave edilerek C sınıfı uzmanlar 6, B sınıfı uzmanlar 5 yıl süreyle yasa yürürlüğe girdikten sonra bir üst tehlike sınıfında çalışmaları teklif edilmiştir.  Bu maddenin ilave edilmesinde hala iş piyasasında yeterli sayıda uzmanın görev almadığı ve uzman ihtiyacının giderilemediğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Özellikle 21 Aralık 2013 tarihinde yapılan sınavla B ve A Sınıfı uzman sayısındaki artışa rağmen bu artış sektörde karşılığını bulamamış, uzmanlar çeşitli kaygılarla ve tecrübe eksikliği gibi sebeplerle piyasaya girememiştir. Diğer bir sebebi de uzmanların bir kısmının kamu personeli olmaları ve kendi özel mevzuatlarından dolayı uzmanlıklarını özel sektörde uygulayamamaları sebebidir. Bu ihtiyacı bir süre daha bu şekilde karşılamak amacıyla böyle bir değişiklik düşünülmüş olabilir.             Bana göre önemli olan ve birçok uzmanı yakından ilgilendiren değişiklik ise; 6331’in geçici dördüncü maddesinde belirtilen şartları taşıyanların doğrudan sınava girerek B ve B sınıfı uzmanlık sınavına girme hakkı tanınmış bu haktan binlerce kişi yararlanarak belge almışlardı. Daha sonra haksız bir işlem olduğu gerekçesiyle bu uygulama iptal edilmiş, alınan belgelerin geçerliliği şüpheli hale gelmişti. Değişiklik teklifinde Bu madde kapsamında alınmış belgelerin haklarının saklı olduğu belirtilerek oluşabilecek mağduriyetin önüne geçilmiş olunacaktır. 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa ek madde olarak eklenmesi teklif edilen "31/12/2017 tarihine kadar belge masrafı ile sınav ücreti,01/01/2017 tarihinden 31.12.2019 tarihine kadar ise belge masrafı ile sınav ücretinin yarısı Fondan karşılanır" denilmektedir. Bu madde üzerine de biraz eğilmemiz iyi olur. Malum Tehlikeli ve Çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışanlardan mesleki belgeye sahip olmayanlar 01.01.2013 tarihinden itibaren çalıştırılamazlar. Bu tarihten önce başlamış olanlar da Tehlikeli ve Çok tehlikeli işlerde çalışanların eğitimleri hakkında yönetmeliğe göre en az 32 saatlik bir eğitimden geçirilerek mesleki eğitim almış sayılırlar. Bu kapsamda tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışanların eğitimleri hayat boyu Öğrenim genel müdürlüğüne bağlı kurumlarda verilmektedir. Bunun dışında Çalışma Bakanlığına Bağlı Mesleki Yeterlilik kurumunun akredite ettiği sınav merkezlerinde ücret karşılığında mesleki test ve sınavlara girerek mesleki yeterlilik belgesi alınabiliyor. Belge süreci paralı olması nedeniyle sınava girecek bazı kişilerin bu imkândan yararlanma imkânları olmuyordu. Teklif edilen madde ile bu süreçteki masrafların bir defaya mahsus fondan karşılanacak olması meslek sahibi ancak belgesi olmayanlar açısından önemli bir değişiklik olarak göze çarpmaktadır. Yapılan düzenleme ile yapı denetim kuruluşları,  işyerinde,  iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre düzenlenmesi gereken sağlık güvenlik planına ve onaylanmış yapı projesine uygun olarak çalışmaların yapıldığını denetlemek,  iş sağlığı ve güvenliği yönünden gerekli tedbirlerin alınması için yapı müteahhidini yazılı olarak uyarmak, uyarıya uyulmadığı takdirde durumu ilgili çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne bildirmekle görevlendirilmiştir.Bu madde ile yapı denetim firmalarına İSG ile ilgili yetki ve sorumluluk verilmiştir. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) bünyesinde Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi Daire Başkanlığı kurularak mesleki yeterliliklerin ölçülmesi değerlendirilmesi ve bu işlerin koordinasyonu görevleri verilmiştir. Bu madde ile tehlikeli ve çok tehlikeli alanda çalışacaklardan mesleki yeterlilik belgesi istenmesinden dolayı milyonlarca kişinin belgelendirme sürecinden geçeceği düşünülürse bu işlemin sağlıklı ve güvenilir yapılabilmesi için böyle bir daireye ihtiyaç vardı. Bakanlığımızın da buna benzer İş sağlığı ve Güvenliği hizmetlerini yürütecek, koordine edecek en az daire başkanlığı seviyesinde bir kuruma ihtiyacı vardır. 5544 sayılı kanunda geçen “ulusal yeterlilik çerçevesi” ibaresi “Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi” olarak değiştirilmesi öngörülmüştür. Bu değişiklikle Avrupa ülkelerinde mesleki yeterlilikler ülke adıyla anılmaktadır. Bu kapsamda ülkemizin adıyla anılması düşünülmesi isabetli olmuştur. Tasarı ile “ İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü Müdürlüğü”(İSGÜM) İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı şeklinde değiştirilmiştir. Ülkemizde günden güne artan İSG kültürü ile İSGÜM mevcut yapısı ile ihtiyaçlara cevap vermekte zorlanmaktaydı. Kurumun ismiyle birlikte kapasitesinin de artırılmasıyla bu soruna çözüm bulunmuştur.

6331 KANUN TASARISI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ 

Osman DOLGUNYÜREK A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KAMUHABERMERKEZİ/ÖZEL HABER www.kamuhabermerkezi.com tüm hakları Kamu Haber Merkezine aittir. Aktif bağlantı linki verilmeden kopyalanamaz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İşe iade davası nasıl açılır?26 Kasım 2016 Cumartesi 14:29
  • Darbe emri Partigöç'ten iddiası24 Kasım 2016 Perşembe 12:35
  • Eski HSYK Başkanı itirafçı olmak için başvurdu23 Kasım 2016 Çarşamba 16:49
  • Şehit kaymakamın eşi: Ekmeğimizi bölüştük hain çıktı20 Kasım 2016 Pazar 11:01
  • Erdoğan’ın 15 Temmuz gecesi yaptığı o konuşma neden yayınlanmadı?19 Kasım 2016 Cumartesi 12:59
  • ERDOĞAN TALİMAT VERDİ: MAĞDURİYETLER GİDERİLSİN18 Kasım 2016 Cuma 17:13
  • Baba Vanga ve Kehanetleri14 Kasım 2016 Pazartesi 20:25
  • Tarihte Bugün 4 Kasım03 Kasım 2016 Perşembe 23:40
  • Tarihte Bugün 2 Kasım01 Kasım 2016 Salı 23:46
  • Tarihte Bugün 1 Kasım31 Ekim 2016 Pazartesi 21:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kamu Haber Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.